Başbakanlık (Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü)’tan: AİLENİN
KORUNMASINA DAİR KANUNUN UYGULANMASI HAKKINDA
YÖNETMELİK BİRİNCİ
BÖLÜM Amaç,
Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmelik, aile içi şiddete maruz kalan aile
bireylerinin korunması amacıyla şiddet uygulayan aile bireyleri hakkında
alınacak tedbirleri ve bu tedbirlerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
düzenler. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, aile içi şiddete maruz kalan
eş, çocuk, aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireyleri ve mahkemece
ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan ya da evli
olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireyleri ile şiddet uygulayan eş
veya diğer aile bireylerini, alınacak tedbirleri, bu tedbirleri almak ve
uygulamakla görevli ve yetkili makam ve merciler ile usul hükümlerini kapsar.
Dayanak MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 14/1/1998
tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun 2 nci
maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen; a)
Aile: Aynı veya ayrı çatı altında yaşayan eş ve çocuk ile aynı çatı altında
yaşayan diğer aile bireylerini, b)
Genel kolluk kuvvetleri: Polis ve Jandarma birimlerini, c)
Hâkim: Aile mahkemesi hâkimini, ç)
İzleme: Koruma kararlarının Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından genel kolluk
kuvvetlerine ve kolluk aracılığıyla ilgili kişiye ivedilikle bildirilmesini,
karara uyulup uyulmadığının kontrolünü ve aykırılık hâlinde re’sen soruşturma yapılmasını, d)
Kanun: 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunu, e)
Şiddet: Aile bireyinin fiziksel, cinsel, ekonomik veya psikolojik zarar
görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna
yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren,
toplumsal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözel
ve ekonomik her türlü davranışı, f)
Şikâyet ve ihbar: Aile içi şiddete maruz kalmış aile bireyinin genel kolluk
kuvvetlerine, Cumhuriyet Başsavcılığına veya aile mahkemesine müracaat
etmesini veya başka bir şahıs tarafından genel kolluk kuvvetlerine veya
Cumhuriyet Başsavcılığına olayın yazılı, sözlü veya başka bir suretle
bildirilmesini, g)
Şikâyet ve ihbar mercileri: Genel Kolluk kuvvetlerini, Cumhuriyet
Başsavcılığını ve aile mahkemesi hâkimliğini, h)
Tedbir: Aile mahkemesi hâkiminin, şiddet uygulayan eş veya diğer aile bireyi
hakkında olayın kapsamı dikkate alınarak re’sen
hükmedeceği 4320 sayılı Kanunda yer alan tedbirler ile uygun göreceği benzeri
başka tedbirleri, ifade eder. İKİNCİ
BÖLÜM Aile İçi
Şiddet, Şikâyet, İhbar ve Tedbirler Aile içi şiddet, şikâyet ve ihbar MADDE 5 – (1) Aile bireylerinden biri fiziksel, cinsel,
ekonomik veya psikolojik zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanması
muhtemel olan, bu tip hareketlerin tehdidini, baskıyı ya da özgürlüğün keyfi
engellenmesini de içeren, toplumsal veya özel alanda meydana gelen fiziksel,
cinsel, psikolojik, sözel ve ekonomik nitelikte şiddet içeren davranışa maruz
kalmaları hâlinde, şikâyet ve ihbar mercilerine müracaat etmek suretiyle
tedbir talebinde bulunabilir. (2)
Şikâyet ve ihbar; eşlerden biri veya çocuklar veya aynı çatı altında yaşayan
diğer aile bireylerinden biri veya mahkemece ayrılık kararı verilen veya
yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan veya evli olmalarına rağmen fiilen ayrı
yaşayan aile bireylerinden birisi tarafından yapılabilir. (3)
İhbar; şikâyet ve ihbar mercilerine başka bir şahıs tarafından, olayın
yazılı, sözlü veya başka bir şekilde bildirilmesi suretiyle de yapılabilir. (4)
Cumhuriyet başsavcılığı müracaat üzerine evrakın onaylı bir örneği ile aile
nüfus kayıt tablosunu ihbar yazısına ekleyerek ivedilikle aile mahkemesine
gönderir. (5)
Sözlü ihbarlar tutanağa geçirilir. (6)
Koruma kararı en az masrafla, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer aile
mahkemesinden istenebilir. Uygulanacak tedbirler MADDE 6 – (1) Aile bireylerinden birinin aile içi şiddete
maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının bildirmesi
üzerine şiddetin belgelenmesi aranmaksızın aile mahkemesi hâkimi meselenin
mahiyetini göz önünde bulundurarak re'sen ikinci
fıkrada sayılan tedbirlerden bir ya da birkaçına birlikte veya olayın
özelliğine göre uygun göreceği benzeri başka tedbirlere de hükmedebilir. (2)
Bu tedbirler kusurlu eşin veya diğer aile bireyinin; a)
Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda
bulunmamasını, b)
Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu
bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya işyerlerine
yaklaşmamasını, c)
Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesini, ç)
Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesini, d)
Varsa silâh veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim
etmesini, e)
Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak şiddet
mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde
bu maddeleri kullanmamasını, f)
Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurmasını, içerir. Şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmama tedbiri MADDE 7 – (1) Şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda
bulunmama tedbiri; hâkim tarafından, aile içi şiddete maruz kalan aile
bireylerinin korunması amacıyla, kusurlu eşin veya diğer aile bireyinin
şiddete veya korku yaratmaya yönelik söz ve davranışta bulunmaması için
uyarılmasıdır. Müşterek evin tahsisi ve eve veya
işyerlerine yaklaşmama tedbiri MADDE 8 – (1) Müşterek evin tahsisi ve eve veya işyerlerine
yaklaşmama tedbiri; hâkim tarafından, aile içi şiddete maruz kalan aile
bireylerinden birisinin korunması amacıyla, hükmedilen kusurlu eş veya şiddet
uygulayan diğer aile bireyi hakkında, müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin
diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı
oturmakta olduğu eve, işyerlerine, gerektiğinde çocukların okullarına
yaklaşmaması amacıyla hükmedilen tedbirdir. (2)
Bu tedbirin uygulanması, kusurlu eş veya şiddet uygulayan diğer aile
bireyinin, uzaklaştırıldığı konutun kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve
benzeri giderlerini karşılamaya devam etmesine engel değildir. Hâkim
uzaklaştırılan kişinin bu tür yükümlülüklerinin devamına karar verebilir. Eşyalara zarar vermeme tedbiri MADDE 9 – (1) Eşyalara zarar vermeme tedbiri, hâkim
tarafından, aile içi şiddete maruz kalan aile bireylerinden birisinin korunması
amacıyla, kusurlu eşin veya diğer aile bireyinin, hakkında koruma kararı
verilen aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi amacıyla uyarılmasıdır. İletişim araçları ile rahatsız
etmeme tedbiri MADDE 10 – (1) İletişim araçları ile rahatsız etmeme tedbiri;
hâkim tarafından, aile içi şiddete maruz kalan aile bireylerinin korunması
amacıyla, kusurlu eş veya diğer aile bireylerinin, görsel, işitsel, yazılı,
internet ve benzeri iletişim araçları ile hakkında koruma kararı verilen aile
bireylerini rahatsız etmemesi için hükmedilen tedbirdir. Silâh veya benzeri araçların teslimi
tedbiri MADDE 11 – (1) Silâh veya benzeri araçların teslimi tedbiri;
hâkim tarafından, aile içi şiddete maruz kalan aile bireylerinden birisinin
korunması amacıyla kusurlu eşe veya şiddet uygulayan diğer aile bireyine ait
olan silâh veya benzeri araçların genel kolluk kuvvetlerine teslimi ve tedbir
süresinin sonuna kadar adlî emanete alınması amacıyla hükmedilen tedbirdir. Alkollü veya uyuşturucu madde kullanarak
konuta veya işyerine gelmeme veya bu maddeleri kullanmama tedbiri MADDE 12 – (1) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde
kullanarak konuta veya işyerine gelmeme veya bu maddeleri kullanmama tedbiri;
hâkim tarafından, aile içi şiddete maruz kalan aile bireylerinin korunması
amacıyla, kusurlu eşin veya diğer aile bireyinin, alkollü veya uyuşturucu
herhangi bir madde kullanmış olarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta
veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması amacıyla
uyarılmasıdır. Muayene ve tedavi tedbiri MADDE 13 – (1) Muayene ve tedavi tedbiri, hâkim tarafından aile
içi şiddete maruz kalan aile bireylerinden birisinin korunması için, kusurlu
eşin veya diğer aile bireyinin bir sağlık kuruluşunda muayene veya
tedavisinin sağlanması amacıyla hükmedilen tedbiri ifade eder. (2)
Hâkim, muayene ve tedavinin sağlanması için şiddet uygulayan kişilerin
illerde İl Sağlık Müdürlüğüne, ilçelerde Sağlık Grup Başkanlığına
başvurmasını kararında belirtir. (3)
Bu kişiler İl Sağlık Müdürlükleri Ruh Sağlığı Şubelerince veya Sağlık Grup
Başkanlıklarınca resmî veya kendi istekleri üzerine özel sağlık kurumlarına
sevk edilir. İlgilinin tedaviyi sürdürüp sürdürmediği ve yapılan işlemin
sonucu İl Sağlık Müdürlüğü veya Sağlık Grup Başkanlığı tarafından Cumhuriyet
Başsavcılığına bildirilir. Tedbirlerin süresi ve yapılacak ihtarat MADDE 14 – (1) Hâkim tarafından hükmedilecek tedbirlerin yerine
getirilmesi amacıyla öngörülen süre altı ayı geçemez. Bu süre tedbir kararı
verilebilecek yeni bir durumun meydana gelmesi hâlinde hâkim tarafından
yeniden tedbir kararı verilmesine engel değildir. (2)
Verilen kararda, hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması hâlinde
tutuklanacağı ve hakkında hapis cezasına hükmedileceği konusunda şiddet
uygulayan eşe veya diğer aile bireyine ihtarda bulunulur. (3)
Koruma kararlarının duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden, işin niteliği
gereği en kısa sürede verilmesi esastır. Hâkim tarafından gerekli görülmesi
durumunda taraflar dinlenebilir. ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Nafaka ve
Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesi ile Diğer Usul İşlemleri Tedbir kararının Cumhuriyet
başsavcılığına iletilmesi ve yerine getirilmesi MADDE 15 – (1) Koruma kararının bir örneği mahkemece Cumhuriyet
Başsavcılığına iletilir. Bu karar Cumhuriyet Başsavcılıklarında tutulacak
olan Koruma Kararı Defterine kaydedilir. (2)
Cumhuriyet Başsavcılığı kararın uygulanmasını Genel Kolluk Kuvvetleri
marifeti ile izler. Tedbir kararı içeriğine göre tarafların bulunduğu yerin
bağlı olduğu kolluk kuvvetine işlem yapılmak üzere ivedilikle gönderilir.
Cumhuriyet Savcılığınca gerektiğinde koruma kararının başvuruda bulunanlar
tarafından kolluğa götürülmesine olanak tanınır. (3)
Kolluğun izleme görevi, koruma kararının verildiği tarihte başlar. Kolluk
kuvveti, koruma kararının içeriğine göre ilgililere bildirimde bulunur. Bu
bildirim tutanak altına alınır ve karar süresince tedbirlerin yerine
getirilip getirilmediği kontrol edilir. Bu kontrol lehine koruma kararı
verilen kişinin: a)
Bulunduğu konutun haftada bir kez ziyaret edilmesini, b)
Birinci derece yakınları ile iletişim kurulmasını, c)
Komşularının bilgisine başvurulmasını, ç)
Oturulan yerin muhtarından bilgi alınmasını, d)
Bulunduğu konutun çevresinde araştırma yapılmasını, içerir. (4)
Yukarıda belirtilen veya başka şekilde gerçekleştirilen kontrol işlemleri
sonucunda kişinin, aleyhine verilen koruma kararına uymadığının tespit
edilmesi halinde bu husus tutanağa bağlanır. Bu tutanağa istinaden genel
kolluk kuvvetleri tarafından resen soruşturma yapılarak evrak en kısa zamanda
Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilir. (5)
Cumhuriyet Başsavcılığı koruma kararına uymayan eş veya diğer aile bireyleri
hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar. Nafaka MADDE
16 – (1) Şiddet uygulayan eş veya
diğer aile bireyinin, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda
bulunan kişi olması hâlinde, hâkim, bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini
dikkate alarak, daha önce Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre nafakaya
hükmedilmemiş olması koşuluyla herhangi bir talep olmasa dahi tedbir
nafakasına hükmedebilir. (2)
Tedbir nafakasına ilişkin kararın bir örneği, mahkeme tarafından re’sen ilgili icra müdürlüğüne gönderilir. Nafaka
ödemekle yükümlü kılınan kişinin herhangi bir sosyal güvenlik kurumu ile
bağlantısı olması durumunda, nafaka, şiddet mağdurunun başvurusu aranmaksızın
ilgilinin maaş ya da ücretinden icra müdürlüğü tarafından tahsil edilir. Harçtan muafiyet MADDE 17 – (1) Koruma kararı verilmesi için yapılan başvurular
ve verilen kararın infazı için yapılan icraî
işlemler harca tâbi değildir. Yürürlük MADDE 18 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 19 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Kadının Statüsü Genel
Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan yürütür. |
||||||