1) Genel Müdürlüğünüzün çalışma alanları nelerdir?
Genel Müdürlüğümüzün çalışma alanları kadına karşı her türlü ayrımcılığı önlemek, kadının insan haklarını geliştirmek, kadını ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda etkin hale getirmek ve eğitim düzeyini yükseltmek amacıyla yapılacak her türlü çalışmaya destek vermek, bu konularda stratejiler geliştirmek, plan ve programları oluşturmak ve temel politikaların belirlenmesine katkıda bulunmaktır. Bu çerçevede ülkemizde toplumsal yaşamın her alanında kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasına yönelik politikaların oluşturulması/yönlendirilmesi ve bunların hayata geçirilmesinin sağlanması çerçevesinde çalışmalar yapan bir politika ve koordinasyon kuruluşudur.
2) Genel Müdürlüğünüzde uzman yardımcısı olmak için gereken şartlar nelerdir?
Uzman Yardımcılığı için, kadro ve ihtiyaç durumları dikkate alınarak Genel Müdürlükçe uygun görülecek tarihlerde Genel Müdürlüğün bağlı olduğu Devlet Bakanı onayı ile giriş sınavı açılır. Bu sınava başvurmak isteyenlerin aşağıdaki şartları taşımaları gerekir:
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinde belirtilen genel şartları taşımak,
b) En az dört yıllık lisans eğitimi veren yükseköğretim kurumlarının istatistik, sosyoloji, felsefe, psikoloji bölümleri ile iktisadi ve idari bilimler, siyasal bilgiler, iletişim, hukuk, işletme ve iktisat fakülteleri, ev ekonomisi ve sosyal hizmetler yüksek okulu veya öğrenim itibariyle bunlara denkliği yükseköğretim kurulu tarafından kabul edilen yurt içindeki veya yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
c) Sınavın yapıldığı yılın Ocak ayının ilk günü itibariyle otuz yaşını doldurmamış olmak,
d) Yapılacak sınava iki defadan fazla katılmamış olmak,
e) Erkek adaylar için askerlik görevini yapmış yahut tecilli ya da muaf olduğunu gösterir belgenin aslı veya noter tasdikli örneği,
f) 18/3/2002 tarihli ve 2002/3975 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik çerçevesinde A grubu kadrolar için Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı tarafından yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavına (KPSS) katılmış olanlar arasından her sınav döneminde sınav başvuru ilanında Genel Müdürlükçe belirtilen asgari puanı almış olmak,
g) Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından (KPDS), sınav tarihinden önceki üç yıl içerisinde olmak şartıyla, yabancı dilden en az (C) düzeyinde başarılı olmak.
3)Genel Müdürlüğünüzde staj yapmanın imkan ve koşulları nelerdir?
Genel Müdürlüğümüzde tanımlanmış bir stajyer çalıştırma uygulaması bulunmamakla birlikte, kısa sürelerde (1 ay gibi) staj yapmak mümkündür. Bunun için staj yapmak isteyen kişinin staj yapmak istediği tarihleri belirten bir dilekçe ile başvurması ve kabul görmesi yeterlidir. Staj süresinin bitiminde istenirse staj yaptığına dair belge verilir.
4)İş yeri açmayı/büyütmeyi düşünüyorum. Kurumunuzdan kredi ya da mali kaynak alabilir miyim?
Genel Müdürlüğümüz kredi ya da mali kaynak sağlamamaktadır. Ancak Türkiye Halk Bankası, Garanti Bankası gibi bazı bankalar, kadınlara özel koşullara sahip kredi programları uygulamaktadır. Ayrıca Valiliklere ve Kaymakamlıklara bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvurulabilir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından ise imalatçı esnaf ve sanatkarlara yönelik olarak kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık sağlayacak şekilde faizi KOSGEB tarafından karşılanan krediler verilmektedir. Bunun yanı sıra KOSGEB’e bağlı illerdeki İş Geliştirme Merkezleri tarafından kadın girişimcilere yönelik eğitim ve iş geliştirme çalışmaları yürütülmektedir.
5)İşsizim ve ekonomik zorluklar içinde yaşamaktayım. İş bulmamda yardımcı olabilir misiniz?
Genel Müdürlüğümüz herhangi bir işyerinde çalışma talebi olan kişilerin başvurularını incelemekte ve gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’ne iletmektedir. İletilen başvurular doğrultusunda açık işlerin bulunduğu işyerleri ile ilgili kişilerin bağlantı kurması sağlanmaktadır.
6)Türkiye’de kadın istihdamı ve girişimciliği konusunda bilimsel çalışma (makale, tez, rapor) yapıyorum. Çalışmamda gerekli olan istatistikî bilgileri verebilir misiniz?
Türkiye’de kadınların durumu ile ilgili olarak Genel Müdürlüğümüz web sitesinde (www.ksgm.gov.tr) yer alan ve periyodik olarak güncellenen “Türkiye’de Kadının Durumu” dokümanı ile tamamlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Eşleştirme Projesinin çıktılarından “Kadın ve Ekonomi” ve “Kadın ve Yoksulluk” politika dokümanlarından talep edilen bilgiler temin edilebilir. Daha detaylı bilgi için Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı’nın www.tuik.gov.tr adresinden de yararlanılabilir.
7)Ülkemizde yoksullukla mücadele ve yoksul kadınların gelir getirici faaliyetlere yönlendirilmesi amacıyla ne tür çalışmalar yürütülmektedir?
İl Özel İdarelerinin görev ve yetkileri arasında yer alan “yoksullara mikro kredi verilmesi” hükmünün özellikle pozitif ayrımcılık içerecek şekilde kadın yoksulluğunu azaltmaya yönelik olarak 81 İl Valiliği tarafından uygulanması kapsamında Van, Mersin ve Kahramanmaraş gibi bazı illerde kadınlara yönelik mikro kredi uygulamaları başlatılmış olup söz konusu uygulamaların yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalar sürdürülmektedir.
8)“Toplumsal Cinsiyet” ve “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” ne anlama gelmektedir?
Biyolojik cinsiyetten farklı olarak, toplumsal cinsiyet, toplumun kadın ve erkeklere verdiği roller, görev ve sorumlulukları tanımlamak için kullanılır. Toplumsal cinsiyet eşitliği ise kişinin cinsiyet temelli olarak ayrımcılığa uğramaması, kadın ve erkeklerin toplumsal yaşamın her alanında eşit şekilde yer alması, görülebilmesi, güçlenmesi, temsil edilmesi ve katılımıdır.
9)Kadına yönelik şiddet türleri nelerdir?
Fiziksel Şiddet: Tokat atmak, tekmelemek, yumruklamak, boğazını sıkmak, bağlamak, saçını çekmek, kesici veya vurucu aletlerle yaralamak, kezzap veya kaynar suyla yakmak, vücudunda sigara söndürmek, sağlıksız koşullarda yaşamaya mecbur bırakmak, sağlık hizmetlerinden yararlanmasına engel olarak bedensel zarar görmesine neden olmak.
Psikolojik Şiddet: Bağırmak, korkutmak, küfür etmek, tehdit etmek, hakaret etmek, eve kapatmak, küçük düşürmek, çocuklarından uzaklaştırmak, kadının nasıl giyineceği, nereye gideceği, kimlerle görüşeceği konusunda baskı yapmak, kadının kendini geliştirmesine engel olmak.
Cinsel Şiddet: Evli olduğu kişi bile olsa kadını istemediği yerde, istemediği zamanda ve istemediği biçimlerde cinsel ilişkiye zorlamak, başkalarıyla cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel organlara zarar vermek, çocuk doğurmaya ya da doğurmamaya, kürtaja, enseste (akrabalar arası cinsel taciz ve tecavüz), fuhuşa zorlamak, zorla evlendirmek, telefonla-mektupla ya da sözlü olarak cinsel içerikli rahatsızlık verici davranışlarda bulunmak.
Ekonomik Şiddet: Para vermemek veya kısıtlı para vermek, kadının mallarını ve diğer gelirlerini elinden almak, çalışmasına izin vermemek, istemediği işte zorla çalıştırmak, aileyi ilgilendiren ekonomik konularda kadının fikrini almadan tek başına karar vermek.
10) Aile içinde şiddete maruz kalan veya risk altında olan kişiler hangi kanunlardan yararlanabilirler?
Aile içi şiddetin önlenmesi ve şiddete uğrayan kişinin korunması için özel bir Kanun bulunmaktadır. Bu Kanun “4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun”dur. Söz konusu Kanun aile içi şiddete maruz kalan eş ve çocuklar ile aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerini (akrabalar), mahkemece ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan ya da evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireylerini, şiddet uygulayan aile bireyine karşı koruma amacını taşımaktadır.
Ayrıca uğranılan şiddet Türk Ceza Kanununda yer alan kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdit, şantaj ve benzeri suçları kapsamakta ise bu suçlarla ilgili ceza yargılamasının başlatılmasını da talep edebilir. Şiddet mağdurunun uğradığı şiddet, vücut bütünlüğüne zarar verecek nitelikte ise bu durumun tespiti için Sağlık Raporunun alınması önemlidir.
11)4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun nasıl bir koruma sağlar?
Kanun’un 1. maddesine uygun şekilde yapılan başvurunun aile mahkemesine bildirilmesi halinde, aile mahkemesi hakimi de somut duruma göre Kanun’da sayılan tedbirlerden bir ya da birkaçına birlikte veya uygun göreceği benzeri başka tedbirlere hükmedebilir.
-Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması,
-Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya işyerlerine yaklaşmaması,
-Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi,
-Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesi,
-Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim etmesi,
-Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması,
-Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması.
12)4320Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un korumasından kimler yararlanabilir?
-Aile içi şiddete maruz kalan eş ve çocuklar ile aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireyleri (akrabalar).
-Mahkemece ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan ya da evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireyleri.
13) 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kapsamında kimler şikayet ve ihbar başvurusunda bulunabilir?
-Şiddete uğrayan kişi
-Diğer kişiler (aynı evde oturan bir kişi, kardeş, çocuk, akraba ya da şiddeti gören, duyan, tanık olan her hangi bir kişi, örneğin komşu, öğretmen, doktor v.b.).
14) Şiddet yaşanması durumunda başvuru yerleri nerelerdir?
Polis Merkezi, Jandarma Karakolu, Cumhuriyet Savcılığı veya Aile Mahkemesi Hâkimliği.
15) Başvururken ne kadar masraf ödenir?
4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kapsamında yapılan başvurulardan ve kararların uygulanması için yapılan işlemlerden harç alınmamaktadır.
16) Koruma kararının süresi ne kadardır?
Koruma kararı kapsamındaki tedbirlerin uygulama süresi en fazla altı aydır. Süre devam ederken veya süre bittikten sonra şiddet tekrar ederse, yeniden koruma kararı alınması için başvurmak mümkündür.
17) Koruma kararına uyulup uyulmadığı nasıl denetlenir?
Koruma kararının uygulanması kolluk kuvvetleri (polis veya jandarma) aracılığı ile izlenir. Kolluk kuvvetleri bu çerçevede, şiddet görmüş olan kadın ve çocuğun bulunduğu evi haftada bir kez ziyaret eder, kadının birinci derecedeki yakınları ile iletişim kurar, komşuların bilgisine başvurur, ikamet edilen mahallenin muhtarlığından bilgi alır ve evin çevresinde araştırma yapar.
18) Koruma kararına uyulmaması durumunda ne olur?
Kolluk kuvvetleri durumu derhal Cumhuriyet Savcılığına bildirir. Cumhuriyet Savcılığı, Koruma kararına uymayan eş veya diğer aile bireyleri hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar. Bu durumda şiddet uygulayan kişi üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
19) Şiddet uygulamış olan erkek için evden uzaklaştırma kararı alındığında şiddet görmüş olan kadın geçimini nasıl sağlar?
Eşten başka bir nafaka alınmaması halinde, eşin evden uzaklaştırıldığı süre boyunca kadının, kendisi ve çocuklarının geçimini sağlamak için nafaka ödemesini istemesi mümkündür. Ayrıca hakim evin kirasının, çocuğun okul taksitinin, elektrik, su, telefon v.b. faturaların ödenmesine de karar verebilmektedir.
20) Aile içi şiddete maruz kalan veya risk altında olan kadınların başvuracakları kurum-kuruluşlar hangileridir?
-Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı,
•Alo 183 Aile Kadın, Çocuk, Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı
•Aile Danışma Merkezleri ve Toplum Merkezleri
•İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri
-Belediyelerin Kadın Danışma Merkezleri
-Sivil Toplum Kuruluşlarının Kadın Danışma Merkezleri
-Baroya Bağlı Kadın Danışma Merkezleri
-Başbakanlık Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresine bağlı Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM)
21) Kadın danışma merkezleri ne tür hizmetler sunar?
Şiddete uğrayan ya da uğrama riski taşıyan ve desteğe gereksinimi olan kadın ve çocuklara yönelik sunulan hizmetler şunlardır:
Psikolojik ve hukuki alanda danışmanlık hizmetleri
Yararlanabilecekleri hizmet kuruluşları konusunda bilgilendirme
Gereksinim duydukları hizmet türüne en kısa zamanda ulaşmalarını sağlama
Şiddetten korunmak için barınma ihtiyacı ile iş ve sağlık konularında destek
Okuma-yazma ile beceri ve meslek edindirme kursları
Bilgilendirici-bilinçlendirici-yönlendirici çalışmalar
Bu tür etkinliklerden herkesin yararlanması mümkündür.
Merkezlere telefonla ya da merkeze giderek başvurmak mümkündür.
22) Danışma Merkezlerine başvururken ne kadar ücret ödenir?
Danışma Merkezine başvuranlardan hiçbir ücret talep edilmez.
23) Şiddete uğrama ya da risk altında olma durumlarında, güvenli bir yerde barınmaya yönelik hizmet bulunmakta mıdır?
Sığınmaevleri ya da diğer adıyla konukevleri, şiddete uğrayan veya risk altındaki kadınların varsa beraberlerindeki çocukları ile birlikte, geçici süre ile barınma ihtiyacını karşılanması amacıyla kurulmaktadır.
Ülkemizde bu hizmeti başta Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü olmak üzere, sivil toplum kuruluşları, belediyeler, kaymakamlıklar ve valilikler yürütmektedir.
24) Kadın sığınmaevlerinde ne kadar süre ile kalınabilmektedir?
Kuruluşta kalma süresi üç aydır. Gerektiğinde kalma süreleri uzatılmaktadır.
25) Çocuklar da anneleri ile kalabilirler mi?
0-12 yaş arasında kız veya erkek çocuklar anneleriyle birlikte sığınmaevinde kalabilirler. 12 yaşın üstündeki çocuklar ise gerekli değerlendirmenin yapılmasın ardından SHÇEK’e bağlı yurtlara yerleştirilmektedirler.
26) Sığınmaevlerinde ne tür hizmetler verilmektedir?
•Geçici süre için güvenli bir şekilde barınma ihtiyacı karşılanır,
•Psikolojik ve sosyal destek sağlanır,
•Barolar ile işbirliği yapılarak hukuksal danışmanlık hizmeti verilir,
•İş ve meslek edindirmeye yönelik çalışmalar yapılır,
•Bazı durumlarda nakdi yardımda bulunulur,
•Sığınmaevinden ayrıldıktan sonra kendi evini tutmak isteyenlere, bu konuda destek olunur.
27) Çalışan kadınların ücretli doğum izin süresi ne kadardır?
Doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 haftadır.
Çoğul gebelik halinde doğum öncesi izin süresine 2 hafta daha ilave edilmektedir.
Sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile istenirse doğumdan önceki 3 haftaya kadar çalışılabilmekte olup bu durumda, çalışılmayan süreler (en fazla 5 hafta) süreler doğum sonrası süreye ilave edilmektedir.
28) Çalışan kadınların ücretsiz doğum izin süresi ne kadardır?
Kadın memurlar için 1 yıl, kadın işçiler için ise 6 aydır.
29) Çalışan kadınların süt izin süresi ne kadardır?
1 yaşından küçük çocukları olan kadın memur ve işçilere günde 1,5 saat süt izni verilmektedir.
30) Evlat edinme de dâhil doğum sonrası çocuk bakım izinlerinin anne ve baba tarafından kullanılabilmesine imkan tanıyan ebeveyn iznine ilişkin kanun tasarısı hangi aşamadadır?
Ebeveyn iznine ilişkin kanun tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde bulunmaktadır.
31) Eşler arasında boşanma halinde mal paylaşımı nasıl olmaktadır?
Türk Medeni Kanununa göre eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Bu mal rejimine göre evlilik birliğinin kurulmasından sonra her eşin elde ettiği malvarlığı değerleri, evliliğin sona ermesi ile eşler arasında eşit olarak paylaşılmaktadır. Eşler, aralarında mal ayrılığı rejiminin kabulüne de karar verebilirler.
01 Ocak 2002 tarihinden önce yapılan evliliklerde mal ayrılığı rejimi asıl rejim olduğu için bu tarihten önce edinilen mallar eşlerden kimin üzerine kayıtlı ise mülkiyeti onun sayılmaktadır. Ancak boşanma söz konusu olduğunda bu malların edinilmesine katkısı olan eş, diğer eşe karşı katılma alacağı davası açabilmektedir.
01 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilen mallar, (eşler başka bir mal rejimini kabul etmemişlerse) boşanma halinde paylaşıma tabi olmaktadır. Eşlerin miras yoluyla edinilen malları, evlilik öncesi edinilen malları, kişisel eşyaları ve benzeri gelirleri paylaşıma tabi olmamaktadır.
32) Türk Medeni Kanunu’na göre hangi hallerde boşanma davası açılabilir?
Zina: Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Kanun’da zina eylemi bakımından karı ile koca arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Kadın da erkek de başkası ile bir kere cinsi ilişkide bulununca, boşanma nedeni gerçekleşmiş olur.
Dava hakkı olan tarafın zina yapan eşini affetmesi halinde dava hakkı düşer.
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış: Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Dava hakkı olan tarafın eşini affetmesi halinde dava hakkı düşer.
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme: Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.
Terk: Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.
Akıl hastalığı: Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.
Evlilik birliğinin sarsılması: Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
33) Boşanmada tazminat ve yoksulluk nafakası talep şartları nelerdir?
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
34) Boşanma davasının konusu ve yetkili mahkeme neresidir?
Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.
Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
35) Eşlerden birinin ölümü halinde eşin miras hakkı ne kadardır? Oturulan evin mülkiyeti miras payına karşılık talep edilebilir mi?
Türk Medeni Kanununa göre sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye (çocuklarla mirasçı olması halinde veya ölen kişinin anne, baba ve kardeşleri ile mirasçı olması halinde) göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:
Mirasbırakanın altsoyu (çocukları) ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri,
Mirasbırakanın ana ve baba zümresi(kardeşleri) ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı,Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.
Eşlerden birinin ölümü halinde mirasçının tüm malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilmektedir. Ayrıca haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine mülkiyet yerine intifa (kullanma) veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilmektedir.
36) İmam nikahlı kişilerin miras ve maaş alma hakkı var mıdır?
Türk Medeni Kanununa göre resmi nikah yapılması esastır. Resmi nikah olmaksızın dini nikahla evlenen kişilerin miras hakkı ve ölen kişiden maaş alma gibi hakları bulunmamaktadır.
37) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse hakkında ne yapılabilir?
Aynı konutta birlikte yaşanılan kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunulması ve idare altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olunan kişi üzerinde, sahibi bulunulan terbiye hakkından doğan disiplin yetkisinin kötüye kullanılması suçtur ve bu suçları işleyenler cezalandırılmaktadır.
Bu durumlarla karşılaşılması halinde ilgili kişilerin veya olaydan haberdar olan diğer kişilerin genel kolluk kuvvetlerine (Polis ve Jandarma birimlerine) veya Cumhuriyet Savcılıklarına bildirmesi gerekmektedir.
38) Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali ile karşılaşılması halinde ne yapılabilir?
Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ve hamile olduğunu bilinen eşin veya sürekli birlikte yaşanılan ve kendisinden gebe kalmış bulunduğu bilinen evli olmayan bir kadının çaresiz durumda terk edilmesi suçtur. Ayrıca velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.
Bu durumlarla karşılaşılması halinde ilgili kişilerin veya olaydan haberdar olan diğer kişilerin genel kolluk kuvvetlerine (Polis ve Jandarma birimlerine) veya Cumhuriyet Savcılıklarına bildirmesi gerekmektedir.
39) Evlenme yaşı kaçtır?
Erkek ve kadın için evlenme yaşı on yedidir. Ancak hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir.
40) Geçersiz olan evlenmeler hangileridir? Bu evliliklerin iptali söz konusu mudur?
Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması,
Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması,
Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması,
Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması durumlarında evlenme geçersizdir.
Bu kapsamdaki davalar Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen açılır. Ayrıca davayla ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir.
Eşlerin dava hakkı:
a)Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk
Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.
b)Yanılma
Aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir:
1)Evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa,
2)Eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse.
c)Aldatma
Aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir:
1. Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa,
2. Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse.;
d) Korkutma
Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.
Evlenme iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Yasal temsilcinin dava hakkı
Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir.
Bu suretle evlenen kimse sonradan onsekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya kadın gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.
41) Okuma-yazma kursuna katılmak amacıyla nerelere başvurulabilir?
-Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Halk Eğitim Merkezleri
-Milli Eğitim Bakanlığı’nın mesleki ve teknik eğitim veren okulları (Kız Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’ne bağlı okullar)
-GAP İdaresi Başkanlığının Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM)
-SHÇEK’e bağlı Toplum Merkezleri
-Belediyeler
-Sivil toplum kuruluşları
42) Şartlı Nakit Transferi nedir?
Milli Eğitim Bakanlığı ile Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğünün yaptığı protokol çerçevesinde, yoksulluk nedeniyle okul çağındaki çocuklarını okula gönderemeyen veya okuldan almak zorunda kalan ailelere çocukların okula devam etmeleri şartıyla düzenli nakdi yardım yapılarak yürütülen bir sosyal yardım programıdır.
İlköğretim veya ortaöğretimde eğitim gören çocuğa sahip olan ve kendisi ile eşi SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığına tabi olmayan kişiler yararlanabilmektedir.
44) Şartlı Nakit Transferine başvurular ne zaman yapılmaktadır?
Şartlı Nakit Transferi başvuruları uygulama devam ettiği sürece her yılın 15 Ağustos ve 15 Ekim tarihleri arasında yapılabilir.