Kadın ve Sağlık Türkiye'de yaşam kalitesi ile ilgili göstergelerden biri olan doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlar için artmakla birlikte, her iki cinsiyetin de eşit hizmet aldığı gelişmiş ülkelerden düşüktür. Doğuşta beklenen yaşam süresi 2003 yılı için kadınlarda 71, erkeklerde 66.4'tür. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2003 Sonuçlarına göre toplam doğurganlık hızı düşme, gebeliği önleyici yöntem kullanım oranı artma eğilimindedir. 1978 yılında kadın başına toplam doğurganlık hızı 4,3 iken 2003 yılında 2,2'ye düşmüştür. Doğurganlığın yaş yapısı dikkate alındığında, kadınların erken yaşlarda çocuk doğurma eğiliminde oldukları dikkat çekmektedir. En yüksek yaşa özel doğurganlık hızlarının 20-24 ve 25-29 yaş gruplarına ait olduğu gözlenmektedir. Gebelik ve doğum ile bağlantılı hastalık ve ölüm risklerinin en yüksek olduğu 20 yaşın altında ve 35 yaşın üzerinde yapılan doğumlar, tüm doğumların yüzde 22'sini oluşturmaktadır.
Kırsal ve kentsel alanlarda doğurganlık hızları düşmekle birlikte kente kıyasla kırdaki kadınların ortalama olarak 0,6 daha fazla doğum yapacağı hesaplanmaktadır. Yine bölgesel dağılım açısından bakıldığında da doğurganlık hızının düşme eğilimi devam etmekle birlikte Batı ve Orta Anadolu ile Doğu Anadolu arasında yaklaşık iki kat farklılığın bulunduğu gözlenmektedir. Kadın sağlında bir diğer önemli gösterge de gebeliği önleyici yöntemlerin kullanım oranıdır. Halen evli kadınların yüzde 71'i gebeliği önleyici yöntem kullanmakta, yöntem kullananların yüzde 43'ü modern bir yöntem, yüzde 29'u geleneksel bir yöntem kullanmaktadır. Yöntem kullanımında beklenen, modern yöntem kullanımının tüm yöntem kullanımı içindeki payının artmasıdır. Kadın sağlığı açısından önemli diğer göstergeler ise doğum öncesi bakım, doğum sırasında yardım ve doğumun yapıldığı yerdir. Son 5 yılda (1998-2003 yılları arasında); Her 10 anneden 7'sinin bir doktordan doğum öncesi bakım aldığı,
1989 yılı için yüz binde 132 olan anne ölüm hızı, 2004 yılı için yüz binde 70 olarak hesaplanmaktadır. Ancak bu veri yaklaşık 55 hastanenin kayıtlarından hesaplanmaktadır, ülkenin tümüne ilişkin bir veri bulunmamaktadır. Kadın Sağlığı Konusunda Yürütülen Çalışmalar Anne-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması programında ana strateji ilgili kurumların kapasitelerini yükseltmektir. Bu bağlamda, Sağlık Bakanlığı sivil toplum örgütleri ve üniversiteler kadar uluslararası örgütlerle de işbirliği yaparak üreme ve anne-çocuk sağlığını geliştirmek amacıyla, özellikle az gelişmiş bölgeler ve toplumun en yoksul kesimleri olmak üzere ülke genelinde birçok projenin yürütücülüğünü üstlenmiştir. Bunlar arasında; -Güvenli annelik programı, anne ve çocuk ölüm oranlarını azaltmak amacıyla eğitim vermeyi amaçlamıştır.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|