ÇEVRE İDARESİ VE DOĞAL AFETLERİN HAFİFLETİLMESİ: TOPLUMSAL CİNSİYETÇİ BİR BAKIŞ AÇISIYLA
Uzman Grup Toplantı Raporu: Ankara- TÜRKİYE, 6-9 Kasım 2001
1. GİRİŞ
Çevreye bağlı doğal felaketlerin sayısı 1990'larda artış gösterdi. Yalnızca 1999'da ortalama 100 bin insanın ölümüyle sonuçlanan ve geniş çaplı ekonomik ve toplumsal zarara neden olan 700den fazla doğal afet meydana geldi. Bu doğal afetlerden en çok zarar gören ve en az dayanma gücü olanlar yoksul kesimdir . Doğal afetlerin çevreye verdiği zararın uzun süreli olumsuz etkileri olduğundan, çevresel idareyle riskin en aza indirgenmesi, afete hazırlıklı olma, ziyanın hafifletilmesi ve yeniden normal düzene dönebilme arasında doğrudan bir bağ vardır.
Bugüne kadar doğal afetlerin toplumsal cinsiyet boyutu üzerine yapılan çok az çalışma vardır . Kadınların kendi evlerini koruma konusundaki aktif tavırlar, ortaklaşa faaliyetler, çevre ve eğitim, afet öncesi hazırlık programları, çevre yönetimi ve doğal afetlerin hafifletilmesi konusunda önemli roller üstlendikleri bilinir . Buna karşılık bu alanlarda planlama ve karar verme aşamalarında yeterince aktif rol oynamamaktadırlar .
Pekin Eylem Platformu 1995 'te Dördüncü Dünya Kadın Konferansında doğal afetlerin kadın üzerindeki etkisi ve kadınların tepkilerinin daha kapsamlı olarak arttırılması gerektiği hükmünü tanıdı. Beş sene sonra Pekin Eylem Platformu 2000'de doğal afetlerin ve salgın hastalıkların daha dikkatlice ele alınması gereği tartışıldı. Doğal afetlerin ve salgın hastalıkların toplumsal ve ekonomik etkilerinin bir politika olarak görünür kılınmadığı belirtildi. Bunların kadının statüsüne etkileri ve toplumsal cinsiyet ilişkileri ve kadın-erkek eşitliği boyutu neredeyse tamamen ihmal edilmişti.
Bu denetim ve değerlendirmeye tepki olarak Genel Kurulun ''Kadın 2000: 21. Yüzyıl İçin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Kalkınma ve Barış'' başlıklı 23.özel oturumunda doğal afetlerin artışı ve ziyanları dile getirildi. Kadın bakış açısını karşılamayan mevcut yaklaşımlar ve müdahale metotlarındaki yetersizlikler ve ciddiyetsizlik konularında bilinç uyandırıldı. Afet engelleme, azaltma ve düzeltme stratejilerine kadın-erkek eşitliği bakış açısının yerleştirilmesi özel bir oturumda teklif edildi. Ayrıca Birleşmiş Milletler, uluslararası ve yerel örgütlerin doğal afet sonuçlarına karşı kadın-erkek eşitliğine duyarlı stratejiler geliştirilmesinde hükümetlere destek olması tavsiye edildi.
1994 'taki Yokohama Doğal Afetlerin Azaltılmasına Yönelik Dünya Konferansında Uluslararası Doğal Afet Azalımı On yılındaki ara raporda araştırma, politika üretimi ve yerleştirilmesinde sosyal bilimlerin rolü üstünde duruldu ve afet azalımı ile sürdürülebilir kalkınma arasındaki ilişkinin altını çizdi. Doğal afetlere karşı toplumun zayıflığının üstesinden gelinmesi için toplumun harekete geçirilmesinin gerekliliği, afet yönetim programlarının her aşamasında kadınların güçlendirilmesinin önemi tanındı. Bununla birlikte afet onarımında toplumsal cinsiyet farklılıkları komün içindeki zayıflıklar ve grup içi aktiviteleri içinde yer aldı. Bu tür afetlerle mücadele ve engelleme konusunda kadınların becerileri dikkate alınmadı. Yokohama ' da kabul edilen Eylem Planının 10 yıllık raporu gelecek yıl Afet Azalımı Uluslararası Stratejilerinin bir parçası olarak ele alınacak.
Kadının Statüsü Komisyonu ''Çevre Yönetimi ve Doğal Afetlerin Azalımı: Bir Kadın-Erkek Eşitliği Bakış Açısıyla'' konu başlığının 2002'de 42.oturumunda Eylül 2002'deki Sürdürülebilir Kalkınma Dünya Zirvesine katkıda bulunması amacıyla ana tema olarak ele almayı kararlaştırdı.(Johannesburg, Güney Afrika). Kadının İlerlemesi Bölümü Afet Azalımı Uluslararası Stratejisi Kurumlar-arası Sekreteri ile işbirliğiyle ve Sürdürülebilir Kalkınma Bölümü ve Ekonomik ve Sosyal İşler Biriminin danışmanlığıyla ''Çevre Yönetimi ve Doğal Afetlerin Azalımı: Bir Kadın-Erkek Eşitliği Bakış Açısı'' başlığıyla Ankara'da 9-6 Kasım 2001 tarihleri arasında bir Uzman Grup Toplantısı düzenledi.
Bu grup toplumsal cinsiyet, çevre yönetimi ve doğal afet azalımı ve risk idaresi arasındaki bağlantıları tartıştı. Politikalar, yasama, katılım, bilgi, ve kapasite gelişimi ve araştırma ve uluslararası toplulukların rolü konusunda bir takım tavsiyeler kabul ettiler.
II. ÇALIŞMA ORGANİZASYONU
A. Katılım
''Çevre Yönetimi ve Doğal Afetlerin Azalımı: Bir Kadın-Erkek Eşitliği Bakış Açısı'' başlığıyla Ankara'da 9-6 Kasım 2001 tarihleri arasında bir Uzman Grup Toplantısı düzenlendi. Kadının İlerlemesi Bölümü Afet Azalımı Uluslararası Stratejisi Kurumlar-arası Sekreteri ile işbirliğiyle ve Sürdürülebilir Kalkınma Bölümü ve Ekonomik ve Sosyal İşler Biriminin danışmanlığıyla organize edildi. İki danışman, farklı bölgelerden 11 uzman ve 29 gözlemci (Yedisi Birleşmiş Milletlerden, dokuzu Türk hükümetini temsilen, dokuzu sivil toplum kuruluşlarından ve dördü öğretim görevlisi olmak üzere) toplantıya katıldı.
B. Dokümantasyon
Toplantı tutanakları aşağıdaki belgelerden oluşur:
-danışmanların hazırlamış olduğu iki ardalan yazısı -Uzmanların hazırladığı 11 yazı
-Gözlemcilerin hazırladığı 5 yazı
-ve diğer tutanaklar.
Bu rapor ve toplantıyla ilgili tüm tutanaklar sanal ortamda DAW'in web sitesinde mevcuttur. ( www.un.org/womenwatch/daw/csw/env_manage/)
C. Çalışma Programı
6 Kasım 2001 'deki açılış oturumunda aşağıdaki çalışma programı takip edilmiştir (bkz.ek III)
Açılış
Görevlilerin seçimi ve çalışma programının kabulü Toplantıya Giriş
Sunum ve uzmanların bildirilerinin tartışılması Çalışma grupları:
Çevre Yönetimi ve Risk Azaltmasına yönelik toplumsal cinsiyet duyarlılığı stratejileri
Çevre Yönetimi ve Risk Azaltmasında toplumsal cinsiyet ilişkileri hakkında bilgi dönüşümü
Çevre Yönetimi ve Risk Azaltmasında kadınlara tam ve eşit katılım sağlamak
Taslak önerilerinin ve raporların tanıtılması Final Raporunun ve tavsiyelerin Kabulü
Kapanış oturumu
D. Görevlilerin Seçimi
Açılış oturumunda aşağıdaki görevliler seçilmiştir:
Oturum Başkanı : Madhavi Malalgoda Ariyabandu (Sri Lanka)
Yardımcıları: Samia Galal Saad (Mısır), Şengül Akçar (Türkiye )
Raportör: Maureen Helen Fordham (İngiltere)
E. Açılış Demeçleri
Toplantı Başkanı, Toplumsal Cinsiyet Analiz Bölümü, Kadınların İlerlemesi Bölümü Sn. Dorota Gierycz, Genel Sekreter Yardımcısı ve bu konulardaki özel danışman Sn.Angela E. V .King tarafından gönderilmiş bir mesajı okudu. King mesajında böyle bir organizasyondan dolayı Türk Hükümetine minnettarlığını belirtti. Doğal afetlerin kadın ve erkek üzerindeki farklı etkilerinin altını çizdi. Doğal afetlerin çevrenin bozulması ve hatalı çevre yönetimi karar verme pozisyonlarındaki kadınların eksikliğini de içeren yanlış topluluk ilgisizliğinden daha da kötüye gitmektedir . Doğal afetlerden en çok etkilenen özellikle en az gelişmiş ülkelerdir çünkü afet önleme ve hazırlık konusunda yetersizlerdir . Özellikle önemi vurgulanan bir nokta da kamu yönetimi ve planlamasında ve teknik alanlarda kadınların eksikliğidir. Kadınların İlerlemesi Bölümü toplantısı bu konuda altı haftalık bir on-line tartışma düzenledi.
Katılımcılar farklı alanlardan ve deneyimlerden gelmekteydiler . Sonuç olarak Sn. King uzmanlara Dünya Zirvesine hazırlık amaçlı tavsiyelerde bulunmalarının öneminin altım çizmiş (Johannesburg 2002) ve Kadın Statüsü Komisyonu toplumsal cinsiyet ve doğal afetler konusunu görüşerek Zirveye hazırlıklı olmalıdırlar.
Konuşmasında Sn. Helena Molin Valdes, afet risk azaltılmına toplumsal cinsiyet boyutu katmak için kadınların değişim ve ilerlemede aktör görevi üstlendiklerini iletti. Tedbir alınma aşamasında iletişim ağı, ortak çalışmalar , zayıflıkların azaltılması, sürdürülebilir kalkınma ile bilim ve teknolojinin uygulanması gerekmektedir. Konuşmacı aynı zamanda ISDR(uluslar arası afet risk azaltılmını)nın amaçlarını belirtmiş ve ISDR 'nin Birleşmiş Milletler sistemi, hükümetler bölgesel kurumların, sivil toplum örgütlerinin ve araştırmacı ve. topluluklarım da içine alan şekilde ortak çalışmalarına gitmesinin altını çizmiştir . İşte bundan dolayıdır ki kamu otoriteleri, kamu bilinci ve sektörler arası ortak çalışmalar dogal afetlerin önlenmesi için gereklidir.
Prof. Ahmet Mete Işıkara Kandilli Rasathanesi ve Boğaziçi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü, afete hazırlıklı olmada kadınların önemini açıklayan bir konuşma yaptı. Bunda kadınların toplumun hafızası oldukları ve nesiller yoluyla öğrendiklerini aktannalarımn da altı çizildi. Prof. Işıkara kadınların sosyal konumlarının ve seslerinin duyulmasının önemini de belirtti. Depreme hazırlık konusunda örnekler vererek açıklamalar yaptı ve ailelerin deprem sırasında ve sonrasında bir afet planı hazırlamalarım önerdi.
Sn. Nevin Şenol, Başbakanlığa bağlı KSS Genel Müdürü Sn. Hasan Gemici'nin tüm katılımcılara yönelik bildirisini nakletti. Bildiride, bilinç seviyesi, altyapı ve doğal afetler karşısındaki hassasiyet arasındaki ilişkiler yer alıyordu. Politik iradenin varlığı bu hassasiyetin azaltılmasındaki en önemli faktörlerden biriydi. Bu konuda Bakanın bildirisi Birleşmiş Milletlerin lider rolü ve Uluslararası Doğal Afet Azaltımı 10 Yılının ve Yokohama Stratejisinin de önemine değinmekteydi.
Pekin Eylem Platformunun önemi ve Pekin+5'in toplumsal cinsiyet bakış açısının doğal afetler ve azaltımı ve önlenmesine yerleştirilmesinin de altı çizildi. Bakan 1999'daki deprem sonrasında Sosyal Yardım ve Dayanışma Güçlendirme Fonunun meydana getirilmesi gibi önemli projelerden de söz etti. Projenin amacı hukuksal ve psikolojik danışma servislerini de içine alacak şekilde kadınlara ve çocuklara yardım edilmesiydi. Konuşmacı afetten kurtulma ve yeniden yapılanma çabalarında kadınların tam ve eşit katılımının önemine de değindi. Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformunun geniş dağıtımı, CEDAW Katma Protokolü'nün Türk Hükümetince imzalanması Türk hukuk sisteminde Anayasayı da kapsayan bir takım değişimlere yol açması gibi somut örnekler de konuşma metninde yer alıyordu. Bana ayrıca Meclis'te ve Türkiye'deki 14 Kadının Statüsü Birimlerinde Kadın-Erkek Eşitliği İzleme Komitesinin de kurulmasını önerdi.
III. TARTIŞMA ÖZETİ
A. Ardalan
Sürdürülebilir kalkınma ve afet önlemeyi iki ayrı bileşenmiş gibi tartışma eğilimindeyiz. Ancak temelde bu ikisinin amaçları benzerlik gösterir. İçinde afet önlemeyi temel olarak barındırmadıkça sürdürülebilir kalkınma eksik kalır ve amacına ulaşamaz. Toplumsal cinsiyet ise her ikisi de kesen bir konudur. Bu yüzden toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmada analiz metotları ve uygulama araçları ayrı olabilir. [Madhavi Ariyabandu, 2001]
12.yüzyılda dünyada yaşam standartlarında yükselme ve nüfus artışı gözlendi. Bu gelişmelerin çoğunluğu çevre duyarlılığını ve doğal afetlere karşı nüfusun hassasiyetini arttırdı. İklim değişimleri, kurak alanların çoğalması, çölleşme, tatlı su ve denizlerin kirlenmesi, ve ormanların yok edilmesi ekolojik dengeleri bozdu ve insanları doğal afet risklerine açık hale getirdi. Küresel ısınma bu ana felaketlerin sıklığını arttırmaktadır.
Hassasiyet azalımı ve doğal afet risk azalımı anahtar konulardı. Afetlere karşı toplumsal zayıflık insan faaliyeti ve davranışlarının bir işlevidir. Sosyo-ekonomik sistemin ya da fiziksel varlıkların çevre koşullarının değişimi ve doğal tehlikelerin etkisine karşı esnek ya da kırılganlığının derecesini tanımlar . Çeşitli faktörlerin bir araya gelişiyle belirlenir. Bunların arasında altyapı, kamu politikaları ve yönetimi yer alır . Sosyal, ekonomik ve politik güçsüzlüğün belirli boyutları kadın-erkek, dinsel, etnik ve ekonomik eşitsizliklerle ilişkilidir Afetler karşısındaki zayıflık çoğunlukla bu konuda hassasiyet gösterilmeden uygulanmış gelişme politikalarına bağlıdır . Bir toplumda doğal afetlere ilişkin risk seviyesi bunların meydana gelme olasılıkları düzeyine bağlı zayıflık seviyelerine ve bu tehlikenin şiddetine bağlıdır.(sel, kuraklık, toprak kayması, deprem, yanardağ patlamaları, fırtına, tayfun gibi.) Risk azaltımı bundan dolayıdır ki bu güçsüzlük koşulların ve mümkün olan yerlerde felaket kaynağının azaltılma aktivitelerini kapsar. (özellikle toprak kaybı, kuraklık,sel ve toprak kaymasında)
Doğal kaynak azalımı doğal tehditlerle birleşerek giderek artan sıklıkta -küçük ya da orta- afet etkilerine neden olmaktalar . Bunlar tekrarlanan seller ya da küçük çaplı toprak kaymaları olabilmektedir . Bu afetlerin oluşumuyla biriken kayıplar genelde daha ağır kayıplara sebebiyet vermektedirler. Bunlar aslında ciddi maddi kayıplara neden olsa da bilgi bankalarına girmemektedirler . Ancak kimi kaynaklara göre bu küçük çaplı kayıpların toplamı büyük olanların masraflarını aşabilmektedirler .
Küçük ya da orta şiddet grubuna giren afetlerin birbiri ardınca oluşumu ağır hasarlı afetlerin meydana gelişini hızlandırmaktadır. Bu konuda dünya çapında alınmaya çalışılan tüm tedbirlere rağmen oluşum sıklıklarının giderek arttığı tespit edilmiştir. Buna rağmen kamuoyunda yeterince kabul görmemiştir.
Yakın geçmişte çevre hasarlarıyla ilgili giderek artan kanıtlar vardır ve doğal kaynakları koruma çabaları ile çok sayıdaki karmaşık acil vakalar birbiri ile çelişmektedir . Ormanların yok edilmesi ve kuraklık sonuçları olarak doğal kaynakların azalması olumsuz toplumsal etkiler ve kırsal kesimlerden iç göçlere neden olabilmektedirler . Çevrenin yarattığı bu ağır baskı toplumsal,etnik çekişmeler, yoksulluk ve yetersiz yönetimle daha fazla zorlanırsa şiddet içeren patlamalara ve daha karmaşık acil vakalara sebebiyet verebilirler.
Doğal sistemler ve yerel topluluklardaki bu sorunlar yeni dünya ekonomisinde özellikle düşük gelirli ülkelerdeki bölgesel ve yerli topluluklar için artış göstermektedir.
Kurumsal değişimlerin ve ekonomi politikalarının karmaşık yapılardaki etkileri toplumsal eşitsizlikleri ve çevreye dair kalkınma modellerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir . Bazı durumlardaysa özellikle bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığı ile değişim ve yeni piyasaların açılmasını sağlamaktadırlar.
Afet riskini azaltmada yeni yaklaşımların aciliyeti ve toplumsal sonuçları bu felaketlerin artan maddi hasarları yüzünden ön plana çıkmalıdır . Bu tür maddi kayıplar kalkınma hedeflerinde aksama yaratır . Yirminci yi1zyılın sonunda yerkürenin çeşitli yerlerinde meydana gelen ve sayıları giderek artan doğal afetler inanılmaz ölçüde kayıplara neden olmuşlardır.
Genel dengesizlikler , çatışmalar ve felaketler sürdürülemeyen kalkınma pratiklerinin en görünür kanıtlarındandır. Üstelik bu etmenler riski arttırır ve zaten yetersiz kaynakların kritik kalkınma ihtiyaçlarından kısılmasına neden olurlar. Sürdürülebilir kalkınma düzensiz
politikaların uyumlu hale getirilmesini ve çevresel koruma ve gelişmenin düzene konmasını gerektirir . Hukuksal, toplumsal ve ekonomik kurumlardaki toplumsal cinsiyet eşitsizliği bu afetlerin yanısıra gelen zorlukları, ayrımcılığı ve yetersizlikleri arttırır .
Sürdürülebilir kalkınma ayrıca doğal kaynak tabanının korunması ve zenginleştirilmesini ve tarafsız gelişmenin teşvik edildiği kurumların tesisini gerektirir . Her iki faktör de afet tehlikesi riskini ve hassasiyetini azaltan unsurlardır . Bu hassasiyetin parçaları geçim güvenliği, bireysel sağlık, su, gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlarla; toplumsal organizasyon, hazırlık ve güvenlik ağlarına ulaşılabilirlik uzantısı gibi öğeleri kapsar . (mali, fiziksel, sosyal ve insani) gibi çeşitlilik gösteren sermaye olanaklarına sahip olanların riskle başa çıkması daha kolaydır . Yoksul kesim bu tehlike ve risklere karşı daha açık ve etkilenebilir olduğu gibi ayrıca başa çıkma kapasitesi de düşüktür .
Afetlere karşı tepkiler ve insani yardımlar çeşitli kaynaklardan temin edilir . Gelişmiş ve gelişmekte olan i11kelerdeki mücadele kapasitesi yükseltilmeye devam edilirse başarı sağlanır . Bu şartlar altında yerel, ulusal ve bölgesel programların ISDR altında desteklenmesi, toplumlara teknolojik ve çevresel nedenlere bağlı doğal afetlerin olumsuz etkileri karşısında dayanıklı olmasını sağlayacak pratik bir alternatif sunacaktır.
B. Toplumsal Cinsiyetin Çevre Yönetimi ve Risk Azaltmaya Dahil Edilmesi
Gerekli ve tarafsız risk azaltma ölçülerini ve çıkış nedenlerini tespit etmek için kalkınma-afet sürecinde toplumsal cinsiyet boyutunu anlamak önem taşır . En temel düzeyde toplumsal cinsiyet, afetlerin ortaya çıktığı ve risk yapılanmasının olduğu belli kültür ve toplumlardaki ana düzenleyici prensiplerden biridir. Toplumsal cinsiyet modelleri aynı zamanda kalkınma modellerini ve doğal afetlere karşı hassasiyeti şekillendirir ve her ikisinden de etkilenir . Her türlü alana dair birinci ağızdan anlatımlar ve vaka çalışmaları toplumsal cinsiyetin riske karşı önemli bir faktör olduğunu gösterir.
Cinsiyete dayalı ayrımcılık sosyal sınıf, ırk, etnik köken, yaş gibi özellikle kadınları yüksek risk grubuna dahil eden konularla iç içedir . İnsan hakları, ekonomik ve sosyal statü, mal varlığı, barınma koşulları, şiddetle yüzleşme, eğitim ve sağlıkla (özellikle üreme ve cinsel sağlık) ilgili toplumsal cinsiyet eşitsizliği afetler sırasında, öncesinde ve sonrasında kadınları fazlasıyla güçsüz konumda bırakmaktadır . Kadınlar tehlike ve risklere karşı doğru zamanda gereken uyarıları almadıkları taktirde, hareket kabiliyetleri kısıtlandığında, kültürel ya da sosyal baskılardan etkilendiklerinde afetler sırasında kadınlar arasında çok sayıda gayri ciddi uygulamalar olmaktadır. Cinsiyete dayalı önyargılar ve basmakalıp klişeler kadınların tedavi süresinin uzamasına yol açabilir ve zorluklar çıkarır; özellikle de kadınlar afetler sırasında yaşadıkları fiziksel ya da ruhsal sarsıntılar sonrasında doğru zamanda yardım alamadıkları taktirde erkeklere kıyasla daha uzun yaşamaları, üreme rolleri, sağlık ve mekan değişimi gibi konular yüzünden üstlerinde baskı oluşabilir. En fazla risk altında olanlar, bilgi, hareketlilik ve kaynak eksikliğinden dolayı çok yaşlı, hamile, süt veren, özürlü kadınlardır . Bu tür acil durumlarda genelde geride kalan ya da terk edilenler arasındadırlar . Buradan da açıkça anlaşılacağı üzere kadınların yoksulluğu, afetler sırasında kadınların risk altında olması giderek artan bir faktördür . Afetler sırasında kadının insan hakları yeterince dikkate alınmamaktadır . Kurtarma Yardım çalışmaları ve yeniden yapılanma politikaları kadın ve erkeğe eşit olarak dağıtılmadığında ekonomik ve toplumsal haklar afet sürecinde ihlal edilmektedir . Kurtarma çalışmaları kadınların özel olarak fiziksel ve ruhsal sağlık ihtiyaçları karşılanmadığı taktirde gereken sağlık teminatı hakkı ihlal edilmektedir . Kurtarma çalışmaları sonrasındaki geçici barınaklarda kadınlar ve genç kızlar cinsel taciz ya da şiddetin diğer formlarına maruz kaldıkları taktirde de bireyin güvenlik hakkı çiğnenmektedir . Afeti azaltma ve kurtarma çalışmaları sırasında kadınlar tam yetkiyle tüm karar aşamalarında yer alamıyor ve otomatikman eylem hakkı verilmiyorsa, sivil ve siyasi hakları ihlal edilmiş olur.
Vaka çalışmaları göstermektedir ki kadınlar bu tehlikeli koşullardan ve afet sonuçlarından ciddi derecede etkilenmektedirler. Örneğin: artan ev içi ve topluluk işleri, çalışma mekanı ve araçlarının kaybı, yoğun bakım sorumlulukları, cinsel ve ev içi şiddet riskinin yükselmesi. Kadınların işleri ve bakıcı rollerinin ağırlaşmakta ve kurtarma/yardım kaynaklarına ulaşması kısıtlanmaktadır .
Kadınlar ve erkekler sürekli ya da ağır hasarlı afetlerle karşılaştıklarında verdikleri tepkiler onların toplum içindeki statülerini, rol ve konumlarım yansıtmaktadır . Pek çok araştırma sonucunda, üstlenilen sorumlulukların toplumsal cinsiyet çizgilerini izlediği gözlenmiştir . Örneğin kadın geleneksel ev içi rollerini erkeklerse genelde liderlik görevini üstlenirler.
Bu türden davranışlar kişiye göre değişse de erkekler genelde çevresel felaketlerin yarattığı kriz durumlarında ''kamusal'', görünür alanlarda boy gösterirken, kadınlar dışarıya karşı görünmez kılınan ''özel'' alan faaliyetlerini idare ederler . Buna rağmen çok sayıda kadın yerel çapta kurtarma faaliyetlerine katılmış, evin ve topluluğun felakete karşı dayanıklılığını güçlendirmişlerdir . Genelde her türden ''gündelik'' felaketlerle yüzleşen ve bunları hafifletmek amaçlı yerel stratejiler geliştiren zaten yerel halk ve özellikle de kadınların ta kendileridir.
Ortaya çıkan tablo şunları yansıtmaktadır: Kadınlar ev ve topluluk içlerinde aktif ancak yerel ihtiyaçlara yönelik aracı kurumlar ve organizasyonlarda sıklıkla dışlanmış durumdadırlar . Afetten etkilenmiş topluluklara sağlanan dış kaynaklara kadınların kısıtlı ulaşımları ve düşük statüleri, araziden kredi alımına ve eğitime uzanan diğer sermaye formlarım kullanma haklarının azlığını yansıtır .
Pek çoğu toplumsal cinsiyet ve kadınların katılımı konularında başarılı olamasa da STK'lar afet azaltımı ve risk idaresinde yol gösterici bir rol oynarlar. Diğer STK'lar kadınlara sosyal, ekonomik ve topluluğa ilişkin değerler üretmede destek, beceri, bilgi ve kontaklar temin etmede kolaylaştırıcı rol oynamaktadırlar. Dışarıdan kurtarma ekipleri ulaşmadan önce yerli halkın kendisinin kurtarma çabalarının %95'ini üstlendiğine dair kanıtlar vardır. STK'ların yerli halkın kapasitesini güçlendirdiklerine ve bu şekilde tepkiler geliştirdiklerine dair dünyanın çeşitli yerlerinden örnekler verilebilir .
*Kanada'da uygulanan bir yöntem kadınların inisiyatifi komşu çevrelerle kolektif olarak ele almalarını desteklemenin değerini göstermektedir. Bu model söylemek yerine dinlemek yöntemine dayalıdır kadınlara ulaşmak istedikleri yolda beceri ve araçlar temin etmekten geçer . Bu tür komşu gruplar oluşturmak sadece afet hallerinde değil günlük yaşamda da dayanıklılığı sağlar .
*Türkiye'de Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) 1999'daki yıkıcı depremden önce kurulmuş olan toplum merkezleri vasıtasıyla kadınlara destek, beceri, eğitim,bilgi ve kontaklara ulaşmada kolaylaştırıcı,kadınları yetkin kılan imkanlar temin etmektedir.
*Ermenistan'da okullar ve medya aracılığı ile bir kadın kalkınma grubu afet risk eğitimi gelişmesine yardımcı olmaktadır . Özellikle anneler ve öğretmenleri hedef kitle alan bu grup onların çocuklarına depreme ilişkin korunma becerilerini öğretme eğitimi vermektedir.
*Mısır'ın İskenderiye kentinde kadın sağlığı ve çevre idaresi arasında yeni bir ortak çalışma başlatılmıştır . Yakın zamanda acil durum idaresi ile birleşerek bu konuda eğitimcilerin eğitilmesini hedeflemektedir . Kız çocukları çevre destekçileri olarak eğitilmekte ve bu sayede çevre sağlığının alışılmadık bir alanında güçlenmektedirler .
*Nepal'deki Katılımcı Afet İdaresi Programı, ortak bir idare komitesi toplanıp verileri açıklığa kavuşturup onaylamadan önce, farklı cinsiyet gruplarını bir araya getirip kadın ve erkeklerin farklı ihtiyaçlarının ve önceliklerinin tartışıldığı bir ortamda başlar . Birçok grupta kadınlar erkeklerden daha aktiftir ve bu sayede kadınların risk azalımına katılımı artmıştır . Dahası, kadınlar karma bir grubu yönlendirdiklerinden bu program sayesinde güçlendiklerini göstermektedirler.
Kalkınmaya ve afetlere yönelik toplumsal cinsiyet farklılıkları ve eşitsizlikleri gerek çevrenin gerekse kurtarılanların sıklıkla ifade ettiği bir sorun olarak belirmekle birlikte bunlar bilimsel anlamda yeni yeni belgelenmektedir. Afetler sırasında toplumsal cinsiyetlere özgü ihtiyaçlar, ilgi alanları ve zayıflıklar arasındaki farklılıklar çok açık olmasına rağmen, çevre ve afet idaresinde toplumsal cinsiyetin önemi henüz yeterince iyi anlaşılmamıştır.
C. ''Fırsat Penceresi''nin Onarımı
Afet kapsamındaki kadın ve erkekler üzerinde belli toplumsal cinsiyet ilişkilerinin sonuçları ve etkilerinin nasıl olduğunu anlamadan temeli atılmış bir programlamanın olduğu yerde ne doğal kaynakların etkili bir yönetiminden ne de doğal afetlere karşı risk azaltmada etkili politikalardan söz edilemez. Bu da acil durumların düzeltilmesinin temininde ve uzun vadeli yeniden yapılanma sürecinde sosyal güçsüzlüklerin diğer boyutlarım ve toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin İstem dışı yeniden yapılanması sonuçlarını doğurur.
Örneğin kadının enformal sektördeki ekonomik üretkenliğinin tanınmaması bu konuda onlara özellikle ihtiyaç duyulan ekonomiye erişimlerini azaltabilir ve kadınların afet sonrası düzelme sürecinde tam katılımcılar olarak algılanmalarım engelleyebilir . Erkeklerin sosyo-ekonomik ve duygusal ihtiyaçlarının tanınmaması da onların uzun vadede düzelmesini geciktirir . Genel anlamda afet-sonrası yeniden yapılanma ortamından doğan kalkınma fırsatlarını toplumsal cinsiyet eşitliği ve güçlenmesine yônelik bir dönüşüm için iyi değerlendirmek önemlidir . Bu tür fırsatlar yoğun onarım çabalarına odaklanmaktan dolayı kaçırılabilir ya da tavizler verilebilir . Kurtarma/Onarım çalışmaları kalkınma amaçlı fonlardan alınarak ve yerel stratejilerin ve bağımsız çalışmaların önemini azaltacak uygun olmayan yollarla uygulanabilir . Tekrarlanan insani krizleri takiben oluşan ''Bağış Yorgunu" dışardan gelen kurtarma yardımlarının ve zaten kısıtlı olan fonların azalmasına yol açabilir . Sonuç çok sıklıkla afet sonrasında sosyal değişim için açılmış fırsat pencerelerinin daha eşitlikçi ve sürdürülebilir imkanların teşvikinden ziyade, güçsüzlüğün yeniden yapılanması olmaktadır. Felakete bağlı deneyimlerin iyi değerlendirilmesi için en azından iki fırsattan istifade etmek gereklidir: İlki, afetler, içine toplumsal cinsiyete dayalı hassasiyet alanım da kapsayan ve daha fazla sürdürülebilir çevreci, ekonomik ve insani kalkınma yoluyla azaltılabilen belirli hassasiyet alanlarına dikkati çekebilirler. İkincisi, bir afetin hemen ardından siyaset iklimi, yapısal zayıflıkların azaltılmasıyla başlayabilecek ve bir an önce değişmesi gereken hukuki, ekonomik ve sosyal değişimlere olanak sağlayabilir . Buna örnek olarak yönetim, toprak reformu, becerilerin geliştirilmesi, istihdam, barınma ve sosyal dayanışma gibi alanlardaki değişimler verilebilir . Afet-sonrası ekonomik değişimlerden de uzun-vadede çıkarlar sağlanabilir. Örneğin, tek ürüne bağlı olan küçük ada ekonomileri afet-sonrası dışardan ekonomik bazlı yardım almak suretiyle kadınlar ve erkekler için iş olanaklarını arttırabilirler.
Toplumsal cinsiyet konusunda genellikle afet onarma çabalarının kadınların becerilerini tanımadığı ve mevcut toplumsal cinsiyet ve diğer sosyal eşitsizlikleri arttırabildiği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte afet-sonrası kadınların becerilerini geliştirmek ve toplumsal cinsiyete yönelik kadınların pasif kurbanlar , erkeklerinse güçlü kahramanlar oldukları gibi klişelere meydan okumak için birçok fırsatlar doğmaktadır . Kadınlar genellikle evde ve toplumda afet-sonrası yeni beceriler geliştirebilecekleri ek sorumluluklar alırlar ve başarılı olma yolunda içselleştirdikleri engellerin üstesinden gelirler . Erkeklerin geleneksel rolleri de onlara bağımlı olanlara bakmak ve su kaynaklarını idare etmek gibi daha direkt sorumluluklarla genişleyebilir. Kadınlar için barınma güvenliğinin artması, geleneksel olmayan beceriler kazandıran eğitimler, politik seferberlik ve diğer olumlu değişimler yapısal değişimler desteklendiği takdirde en ağır hasarlı afetlerin ertesinde bile meydana gelebilir.
D. Toplumsal Cinsiyet Bakış Açısıyla Afet Azalımını ve Çevre Yönetimini Teşvik Adımları
Afet risklerini azaltma doğal tehlikelerin ve buna bağlı çevresel ve teknolojik felaketlerin olumsuz etkilerinin kısıtlanması ya da engellenmesine yönelik tedbirlerinin tanıtımını gerektirir . Hazırlıklı olmak afet tehlikesine karşı etkili bir şekilde önceden tedbir almayı gerektirir. Çevre yönetimine ve risk azalımına, toplumsal cinsiyete yönelik kaygıları yerleştirmek üzerinde henüz az çalışılmış yeni bir yönelimdir . Hazırlıklı olmak ve uyarı gibi genelde kulaktan kulağa aktarılan önemli bu alanla özellikle alakalıdır . Bu alanlara toplumsal cinsiyeti katmak, düşünme, çalışma ve afet riskleri azalımına ilişkin bir takım kurumsal sorumluluklar arasındaki mevcut sınırlara meydan okumak demektir . Bununla birlikte aslında sürdürülebilir kalkınma içinde bu tür bağlantıların gerekliliği net ve acildir.
Her katmandan toplumsal cinsiyet, çevre yönetimi ve afet riski azaltımı arasındaki iklim değişiminden yerel küçük çaplı acil durumlara uzanan bağlar üzerine bir araştırmada temel boşluklar vardır. İklim, doğal tehditler, ,ilgili çevresel hassasiyetler hakkındaki ilişkilere yönelik yeterli sayıda araştırma olmadığı gibi ulusal ve uluslararası düzeydeki araştırma programları tarafından elde edilmiş sonuçların işbirliğine dayalı uygulamaları da yoktur . Bu, özellikle iklim değişimlerinin etkilerini azaltmak amaçlı EI Nino, La Nina, çölleşme ve kuraklık gibi konularda uluslararası işbirliğini içerir .
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinin risk birikimi sürecini nasıl etkilediği konusundaki araştırmaların yetersizliğine, toplumsal cinsiyet ve afetler üzerine mevcut literatürün sadece etki ve tepkiler üzerine yoğunlaşması eşlik eder. Toplumsal cinsiyetin risk şekillenmesinde oynadığı önemli rolü açıkça kanıtlayan, destekleyen az sayıda mevcut vaka çalışmaları sistematik olarak derlenmiş ve karşılaştırmalı bir bakış açısıyla değerlendirilmiş değildir. İleride yapılacak araştırmaların, kadın ve erkeklerde karşılaştırmalı olarak risk katmanlarını ve afet riski birikimindeki yeni gelişmeleri, bu oluşumdaki farklı etkenlerin katkılarım tanımlayarak aydınlatması gerekir. Afet ve çevre yönetimi üzerine cinsiyete dayalı ayrımcılığa dair verinin azlığı özellikle cesaret kıncıdır .
Dahası, bu nadir araştırmalar geniş çapta dağıtılmış değillerdir . Araştırma sonuçlarının sadece uluslararası örgütlerde çalışanlara değil aynı zamanda ulusal ve yerel yönetim aracı kurumlarında ve STK'larda her düzeyden politika üreticileri ve planlamacılarına ulaşması için etkili dağıtım stratejileri eksiktir. Toplumsal cinsiyet analizini yerel seviyedeki çevresel risk yönetimine eklemek için çok az sayıda araç ve metodolojileri geliştirme, test etme ve geçerli kılma çabası gösterilmiştir . Bu türden çalışmalar katılımcı teşhis, eğitim metotları Coğrafi Bilgi Sistemi ve diğerlerinin kullanımını içerebilirdi. Bu yapıldığı taktirde program tasarımında ve onların önemini, ilişkisini ve uygulamasını yerleştirme üzerinde, ilgili kişilerin eğitimi çok önemli olacak. Örneğin, CBS tehlike ve hassasiyet unsurlarım belirtmek amaçlı teklif edilmiştir; ulusal ve yerel düzeyde risk yönetiminin etkinliğinin düzeltme potansiyeli vardır . Bununla birlikte toplumsal cinsiyet değişkeni de dahil olmak üzere sosyal değişkenlerin katılımı hala erken bir gelişme aşamasındadır.
Aynı yapı içinde toplumsal cinsiyete duyarlı planlama, proje tasarımı ve kadın-erkek eşitliği bakış açısının ana politikalara yerleştirilmesine yardımcı olmak üzere bir takım analitik yapılar geliştirilmiştir . Bunlar bireylerin sadece tehlike ve afetlere karşı hassasiyetini ve korunmasızlığını değil güçlerini ve becerilerini de tanıyan Kapasiteler ve Hassasiyet Analizleri de içerir. Diğer bir plan, Sosyal ve Toplumsal Cinsiyet Analizi ya da Sosyo-Ekonomik ve Toplumsal Cinsiyet Analizi kadınları ve dezavantajlı sosyal grupları pasif konumdan dönüştürücü yeniden kalkınma süreçlerine katmaktır.
Afet onarım ve hafifletme girişimleri kadın ve erkeğin afet etkilerinden kurtularak hayatta kalmasındaki yeterliliklerini sınırlayan toplumsal cinsiyet ilişkilerini dönüştürmede açık olanaklar sunar. Bu olanaklardan yararlanmak üzere sürekliliği olan değişimleri teşvik etmek için yaratıcı stratejileri desteklemek hayati bir önem taşır. İşte bu geniş kontekst içinde sürdürülebilir kalkınmaya ve doğal afet azalımına kadın-erkek eşitliği bakış açısının ve bütüncül bir yaklaşımın getirilmesi gerekmektedir .
iV . ÖNERİLER
İyi bir çevre yönetiminin sonucu olarak sürdürülebilir kalkınma afet riskinin azaltılması için başlangıç noktasıdır ve bu ikisi birbirinden ayrılamaz. Afet riski yönetimi toplumsal cinsiyete duyarlı ve sektörler arası yaklaşımın benimsendiği kalkınma sürecinin geneline yedirilmelidir
A. Politika ve Programlar
Her düzeyden hükümetler, BM sistemini de kapsayan uluslararası organizasyonlar, STK'ların yardımıyla toplanan bağışlar, sivil toplum ve özel sektörden ilgili olabilecek diğer aktörler:
1. İyi çevre yönetimini, risk yönetimini ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir kalkınmanın bir parçası haline getirmelidirler ,
2. Toplum grupları ve kadın gruplarının katılımıyla afetlerin neden olduğu hasarları azaltmaya imkan verecek anlaşılabilir kırsal ve kentsel kalkınma stratejileri ve toprak kullanımı planı yaratmalı ve uygulamalıdır .
3. Bütün kalkınma projelerinin başlangıç aşamasında toplumsal cinsiyet temelli afet haritası, sosyal ve çevresel risk değerlendirmesi yapılmalı ve değerlendirmenin her seviyesinde kadım ve erkeği eşit oranlarda içermelidir .
4. Sistematik olarak çevre etki değerlendirmesinde tehlikeye eğilim ve toplumsal cinsiyet temelli hassasiyetlere yer verilmeli ve uygun yerlerde yaşam boyu altyapının ve önemli tesislerin korunmasına özel bir önem verilerek afet sonuçlarının azaltılmasına yönelik önlemler alınmalıdır .
5. Felakete eğilimli alanlarda kırsal kalkınma programlarında tarım teknolojilerinin özendirilmesi, gıda güvenliğini tehdit eden çevresel tehlikelerin toplumsal cinsiyet bakış açısıyla ele alınmasına önem verilmelidir .
6. Sıkça ve sürekli meydana gelen küçük ve orta dereceli çevresel acil durumları tanımalı ve toplumsal cinsiyete duyarlı felaket yönetimi politikaları ve programları uyarlanmalıdır.
7 . Hükümetler ve uluslararası organizasyonların en üs düzeyinde kurumsal değişime ilham vermek ve kadın erkek eşitliği bakış açısının ana plan ve politikalara yerleştirilmesini gerçekleştirmek amacıyla toplumsal cinsiyet bakış açısının öneminin altı çizilmelidir. Birleşmiş Milletler, kadın erkek eşitliği bakış açısının ana plan ve politikalara yerleştirilmesinin liderlik, ödül sistemleri ve iyi örneklerin ve başarıların kutlanması gibi alanlarda yönetimin rolünün altım çizecek inisiyatifler geliştirmelidir.
8. Kurumları toplumsal cinsiyet duyarlılığı taşıyan çevre politikaları ve programlarım teşvik etmek ve kadın erkek eşitliği bakış açısının ana plan ve politikalara yerleştirilmesi araçlarını uygun olan yerlerde uygulamak amacıyla resmi kitapçıkları kullanmaya cesaretlendirmelidir .
9. Toplumsal cinsiyete duyarlı ve sektörler arası yaklaşımlar aktörler arasındaki ilişki ve işbirliğini güçlendirecek kapsayıcı bir süreçte olasılık planlarına entegre edilmelidir .
10. Toplumsal cinsiyete duyarlı çevre yönetimi ve felaket riskinin azaltılmasının Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi gündemine ve Johannesburg Eylem Planı taslağına dahil edilmesini sağlamak.
B. Bütçe ve Finans
Her düzeyden hükümetler, BM sistemini de kapsayan uluslararası organizasyonlar, STK'lar ve sivil toplum ve özel sektöründen ilgili olabilecek diğer aktörler:
1. çevre yönetimine ve afet riski azaltma faaliyetlerine toplumsal cinsiyet bütçesi metotlarını uygulamalı ve projelerin sosyo-ekonomik ve toplumsal cinsiyet bileşenlerini açıkça desteklemelidir .
2. Afetlerin oluşumunu ve sıklığını indirgemek, çevre yönetim ve risk azaltma amacıyla yerel otoriteleri ve toplumsal girişimleri desteklemek için yenilikçi toplumsal cinsiyete duyarlı finans mekanizmaları ve başka kaynaklar oluşturmalıdır .
3. Sigorta şirketleri ve özel sektör girişimleri için onları afet sonrası İnsan ve mal
kayıplarında kadınlara ve erkeklere eşit derecede sorumlu tutacak biçimde davranış kodlan geliştirmelidir.
4. Kadınların geçim olanaklarının genişletilmesi ve afetlere karşı hassasiyetlerinin azaltılması yönündeki müdahaleleri teşvik etmelidir .
5 . İş konseylerini ve girişimleri toplumsal cinsiyete duyarlı biçimde çevre yönetimi ve risk azaltmayı planlamak ve uygulamaya koymaları için desteklemelidir.
6. Özel sektörü yerel istihdam sağlamasında desteklemeli, kadınların ve mağdur durumdaki grupların yaşam kalitelerinin artırılması için sürdürülebilir sosyoekonomik kalkınmayı özendirmelidir .
7 . Toplumsal cinsiyet bakış açısıyla yürütülen nicel ve nitel araştırmaların desteklenmesine yönelik kaynakları arttırmalıdır .
8. Birleşmiş Milletler sorumluluğunda ve gözetiminde yürütülecek çevre yönetimi ve afet riski azaltma alanlarındaki araştırmalar için ekstra bütçeli araştırma fonunu desteklemelidir . Böyle bir fona erişim afet riskinde sosyo-ekonomik ve toplumsal cinsiyet temellerini göz önünde bulunduran makul önerilerin kabul edilebilirliğine bağlı olmalıdır .
C. Yaşama ve İnsan Hakları
Her düzeyden hükümetler, BM sistemini de kapsayan uluslararası organizasyonlar, STK'lar ve sivil toplumdan ilgili olabilecek diğer aktörler:
1. Toplumsal cinsiyete duyarlı çevre yönetimi ve afet riski azaltmayı desteklemek amaçlı idari ve yasal önlemleri güçlendirmelidir .
2. Afet döngüsündeki kadınların insan haklarından yararlanma şekillerini izlemeli, gerekli durumlarda ulusal yasamayı ve politikaları mevcut uluslararası norm ve standartlarla tutarlılıkları açısından gözden geçirmelidir .
3 . Yasa tanıtma ya da uygulamalı, afet riski yaratan tüm aktörlere sorumluluk vermelidir .
4. Afet çerçevesinde kadın ve erkeklerin şikayetlerine yönelik mekanizmalar oluşturmalıdır. 5. Kadınların toprak sahibi olmadaki eşit haklarını sağlama, koruma ve teşvik yanında, kadınların toprak sahibi olmasının afetlere karşı hassasiyetin azaltılmasında ve afetlerin yol açtığı zararların giderilmesinde rolünün öneminin farkına varılmasını sağlamalıdır .
6. Toprak, ev ve her türlü finansal ve benzeri tazminatlar gibi afet sonrası yetkilendirmelerde kadın ve erkeğin evin reisi olarak tanınmasını sağlayan yasaları benimsemelidir.
7 . Kadına Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesini, Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesine taraf devletlere ilişkin istatistik ve diğer türde bilgileri vermeleri ve afet koşullarında kadınların insan haklarının tam olarak uygulanabilmesinin nasıl sağlanabileceği ve kadınların çevre yönetiminin her düzeyine nasıl katılabileceği konularında bilgilendirmeleri için davet edilmelidir .
8. Kadına Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesini kadınların insan hakları ve
karşılaştıkları koşullar, sorunlar ve olanaklar konusunda bir analizi sağlayabilecek kadın ve çevre yönetimi ve afet riski azaltma konusunda Genel Öneriler kaleme alması için teşvik etmelidir .
9. Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi katma protokolüne uygun biçimde şikayet ve sorgu mekanizmalarına bilgi sağlamalıdır.
D. Katılım, İşbirliği ve Toplum Katkısı
Her seviyeden hükümetler, Birleşmiş Milletlerin, özel sektörün ve STK'ların dahil olduğu insani ve uluslararası örgütler ve toplumsal bazlı kuruluşlar uygun bir şekilde şunları yapmalıdırlar:
I-Kamu yönetimi ve devletin her katmanındaki yapılanmadaki karar verme mekanizmalarındaki; standartların tanımlanmasında arazi ve mülk piyasalarında ve vergilendirmesinde, planlama süreçlerinde, altyapı oluşumunda ve idaresinde riskli arazi kullanımı ve çevresel stresten kaynaklanan afetleri önlemek için kadın katılımını arttırmak.
2- Yerel yönetimleri doğal kaynakların idaresinde, çevresel yönetimde ve afet riski azalımına yönelik karar verme mekanizmalarında toplumsal cinsiyet dengesini başarmada sorumlu tutmak
3-Risk azalımı faaliyetlerinde daha çok kadına görev vermek; karar verme mekanizmalarında kadının katılımın artması için fırsatları genişletmek, sürdürülebilir kalkınma ve afet risk azalımı konusunda çalışan örgütlerdeki liderlik rollerini üstlenmelerini sağlamak.(toplantı mekanlarının temini, geziler, saha ofisi gezileri, iletişim ağı gibi kanallarla)
4- Merkezde yerel yönetimler ve toplum bazlı örgütleri de içine almak suretiyle kişisel faydalar yerine toplumsal destekli bakış açılarını geliştirmek, kamu-özel işbirliklerini düzenlemek ve mevcut sosyal güvenlik ağlarını ve güvenlik projelerini güçlendirmek.
5- Daha güvenli toplulukların geliştirilmesinde ve yerli bilgi, beceri, kapasitelerin yerleştirmesinde bölge sakinlerini, özellikle yoksul kadınları ve diğer dezavantajlı grupları çevre idaresi ve afet riski azaltımı konularında tam ve eşit ortaklar haline getirmek
6-Risk azalımı tedbirlerinde nesne yerine özneler olarak en riskli grupta olan kadınları ve diğer toplum üyelerini içine alan riskler arası, sektörler arası ve topluma dayalı işbirliğini başlatmak
7-Kadın uzmanlar, kadın ofisleri, servisleri ve kadınlara mahsus topluluklar arasındaki riski azaltmak sektörler arası ortak girişimler başlatmak, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal cinsiyet eşitliği için kadınları güçlendirmek ve dönüşüm için potansiyellerini tanımlamak
8-Afetten sağ kurtulanların deneyimlerini tanımak, sosyal ve çevresel/riskler ve afetlerin önlenmesi yönetiminde onlara yetki vermek.
9- Dezavantajlı gruplar ve barınakları belirlemek ve kadınların insan haklarının bilincinin yükselmesine ve doğal afetlerle baş etme konusundaki önemli rollerinin altım çizmek.
E.Media
Her düzeyden hükümetler ,Birleşmiş Milletler sistemini de kapsayan uluslararası örgütler, kitle iletişim araçları , özel ve kamu sektörleri ve sivil toplum şunlardan sorumludur:
1- Afet azalımına yönelik tedbirleri zenginleştirmek amaçlı, sürdürülebilir kalkınma, doğal afetler, afet hassasiyetleri ve toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkiler üzerine kamu bilinci yükseltme programları ve kampanyaları geliştirmek.
2- Çevreye ve afet konularına yönelik toplumsal cinsiyetçi bir bakış açısı medya kullanımı için uygun bir dil ve bilgi temin etme aracılığı ile medya kampanyaları geliştirmek
3- Toplumsal cinsiyetçi basmakalıplar ve önyargılarla, Hükümet programlarında ve STK faaliyetlerinde ve medyadaki kadın-erkek eşitliği bakış açısının eksikliğiyle savaşmak için çaba göstermek; kadınların afet kurbanı ya da kahramanı gibi klişeleşmiş şekilde temsil edilmelerine güçlenmesine yardım eden toplumsal cinsiyetçi mitleri ortadan kaldırmak.
F . ENFORMASYON VE BİLGİ DAĞILlMI
Her düzeyde hükümetlerde, Birleşmiş Milletler dahil uluslararası organizasyonlarda , özel sektör kuruluşlarında, akademide, sivil toplum örgütlerinde imkan oldukça aşağıdaki unsurlar uygulanmalıdır:
1- Afet Risk Yönetimi ile ilgili merkezi hükümet ve yerel yönetimler arasındaki diyalog sürecinin ve karşılıklı iletişimin sağlanabilmesi amacıyla sürekli ve iki yönlü bilgi akışını sağlayacak toplumsal cinsiyete dayalı stratejilerin uygulanması .
2- Bilgiye özgürce ulaşabilme hakkının benimsenmesi ve afet konularında kadın ve erkeğin ayrı ayrı sahip oldukları kapasitenin ve zayıflıklara dayalı toplumsal cinsiyet farklılıklarının dikkate alınması.
3- Afet anında oluşturulacak kriz masası ve kurtarma çalışmaları ile çevresel yönetimi oluşturanların faydalanacak kişiler adına uygun olduğunu düşündükleri şekillerde değil bu bilgiden yararlanacak kişilerin ihtiyaçlarına uygun olarak düzenlenmesi.
4- Toplumsal cinsiyete duyarlı erken uyarı sistemi aracılığıyla kadınların risk yönetimi bilgilerine ulaşabilme oranını arttırmak ve hedef sosyal gruplar etkisiyle de uyarı sistemi ile ilgili bilgilerin toplumsal cinsiyete dayalı belli başlı ihtiyaçların yanı sıra farklı durumları da kapsamasını sağlamak.
5- Toplumsal cinsiyet bilgilerine ulaşımı kolaylaştıracak bir bilgi ağı oluşturulması için ortaklaşa çalışmanın yanı sıra çevresel yönetim ve afet anındaki riskin azaltılması konularında bilgi alışverişi için iletişim teknolojisinin etkin kullanımı.
6- Afetten etkilenmiş bölgelerde kadın ve erkekler tarafından kolayca ulaşılabilecek bilgi akışı ve diyalogu oluşturabilmek için bilgi kanalları ve mekanizmalarının kurulması.
7 - Kadın ve erkeklerin entelektüel mülkiyet haklarının korunmasını sağlayacak kültürel geçmiş, faydalı geleneksel beceri ve bilgileri (örneğin: sözlü tarih, posterler, efsaneler, tarihsel öğü1tler gibi) toplama, saklama, yararlanma ve çevreyi bu konuda bilgilendirmek
8- Afet riskinin azaltılması ve çevresel yönetim konuları üzerine toplumsal cinsiyet rollerine uygun , kolayca ulaşılabilecek bilgi kaynakları ve arama motorlarının oluşturulup hayata geçirilmesi.
9- Etkili bir medya aracığıyla uygun dil ve resimli örneklerin kullanımım sağlayarak çok farklı alanlarda dinleyicilere (örneğin uluslararası organizasyonlar, bakanlıklar ve hükümet büroları, halka yakın organizasyonlara) bilgi dağılımı için etkili metotlar yaratıp uygulamak.
10- Devletin kurumları, sivil toplum örgütleri ve halka yakın kuruluşların her seviyesindeki aktörler arasında , uzmanların ve danışmanların bilgi alışverişi, karşılıklı ziyaretler ve tecrübelerin paylaşımı aracılığıyla bilgi akışım sağlayacak mekanizmaları oluşturmak.
G. EĞİTİM VE KAPASİTE GELİŞTİRİCİ ÇALIŞMALAR
Her düzeyde hükümetlerde , Birleşmiş Milletler dahil uluslararası organizasyonlarda , özel sektör kuruluşlarında, akademide, sivil toplum örgütlerinde imkan oldukça aşağıdaki unsurlar uygulanmalıdır:
1 ) Bilimsel ve sosyo-kültürel verinin yanısıra çevresel yönetim ve risk faktörlerini de göz önüne alarak hazırlanmış bir eğitim programı uyarınca bilimsel ve sosyo-kültürel boyutları da içine alan, toplumsal cinsiyet kavramına duyarlı bir eğitim programının geliştirilmesi.
2) Kadınların ve erkeklerin ihtiyaçları ve imkanlarını ayrı ayrı tanımlayan, uygun eğitim materyalleri ve metodolojilerini seçip uygulayan, eğitim kurumları ile etkili bir işbirliği sağlayan , antrenman çalışmaları organize edip sonuçları gôzlemleyen ve elde edilen bu sonuçları bilgi ağı aracılığıyla sistemli bir şekilde kullanabilen kapasite arttırıcı bir eğitim programım desteklemek.
3) Afet riskini azaltmak amacıyla gerçekleştirilen risk azaltıcı yasaların etkin uygulanması, riskin kamu alam kullanımı kapsamında değerlendirilmesi, çevre koruma ile ilgili teşvik edici bağlantılar oluşturulması gibi kapasite arttırıcı ve güçlendirici kurumsal düzenlemelerin her aşamasına toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerini süregelen bir fonksiyon olarak dahil etmek.
4) Afet yönetimi konusunda acil bakanlıklara, destekleyici durum yetkilileri ve kriz masası uygulayıcılarına, birim çalışanlarına, kadın gruplarına, çevre bilimi profesyonellerine, ilgili sektörlere, sağlık çalışanlarına, planlamacılara ve diğerlerine toplumsal cinsiyet duyarlılığı hususunda eğitim ve gerekli kaynakların sağlanması.
5) UN/ISDR 'nin desteğinin yanı sıra toplumsal duyarlılıkla katılımı arttırıcı hedefler doğrultusunda çevre yönetimi ve afet kontrolü ile ilgili olarak toplumsal cinsiyete duyarlı bir yaklaşımı sağlamak ve desteklemek için ''pratik eğitim uygulaması/platformu''nun kurulması.
6) Resmi veya gayri resmi kanallarla gerçekleştirilecek eğitimin yanı sıra toplumu bilinçlendirici kampanyalar ve alt disiplinlerdeki profesyonellerin eğitimi aracılığıyla da toplumun afet tehlikelerine karşı zayıf yönlerini en aza indirmek.
7) Uluslararası organizasyonlar ve eğitim bakanlığı aracılığıyla toplumsal cinsiyet ve afet riski yönetimi bakış açısını toplumsal gelişim ve afet konularında etkili olarak gerçekleştirebilecek her türlü resmi ve gayrı resmi eğitim aktivitelerini desteklemek.
8) Devletin her seviyesinde ve acil yardım servislerinde de ilgili uzmanlık alanlarında kullanılmak üzere kadınların çevre ve doğa bilimleri konusunda eğitim ve tecrübe edinmeleri sayesinde önceden erkeklerin baskın oldukları alanlardaki katılımlarını (örneğin: tehlike ve afet durumu değerlendirmeleri, meslek sağlığı ve güvenliği, bilim ve teknoloji, acil servis, sivil savunma) artıncı çalışmaları desteklemek.
H. Araştırma
Her düzeyden hükümetler, BM sistemini de kapsayan uluslararası organizasyonlar, üniversiteler, STK'lar ve özel sektörden ilgili olabilecek diğer aktörler:
1. İklim, doğal tehditler , felaketler ve bunlara bağlı çevresel hassasiyetler arasındaki ilişkiler konusunda süregelen araştırmalar kapsamında toplumsal cinsiyet bakış açısı oluşturmalı ve bu sonuçlarla uyumlu bir yaklaşımı teşvik etmelidir .
2. Afet riski ile karşı karşıya olan kadın ve erkek gruplarına olası tehlikelerle ilgili tutarlı bilgi akışım mümkün olduğunca sağlamak ve kadınları önceden uyararak kişisel zararlar, ölüm ve maddi kayıp gibi unsurları en aza indirebilmek amacıyla çevresel duyarlılık ve risk değerlendirilmesinde toplumsal cinsiyete dayalı göstergelerin kullanımım teşvik etmelidir .
3. Toplumsal cinsiyet rollerinin afet riski düzenlemelerine olan etkisi üzerine yapılacak karşılaştırmalı bakış açısına sahip araştırma ve analizleri desteklemelidir.
4. Afet süreci içinde ve değişik afet ve sosyal duyarlılık durumlarında toplumsal cinsiyet kavramını farklı kültürler açısından karşılaştırmalı olarak analiz eden bir çalışma organize etmelidir .
5. Toplumun sürekli yaşanan küçük ve orta ölçekli afetlere karşı hazırlıklı olup olmadığını afetlere gösteren araştırmalara yeterli önemin verilmesini sağlayarak yerel yönetimler düzeyinde risk yönetimi ile ilgili yaşanmış farklı deneyimleri de kapsayacak stratejilerin uygulanmasında toplumsal cinsiyet değer farklılıklarının belirlenip analiz edilmesini sağlamalıdır .
6. Kadınlara ve toplumun etkilenen diğer gruplarına ve aktörlerine vurgu yapılarak afet hazırlığı, tepki ve hafifletmeye yönelik ulusal mekanizmalar üzerine karşılaştırmalı çalışma yürütmelidir .
7 . Toplumsal cinsiyete duyarlı çevre yönetimi ve afet riski azaltma çalışmalarını desteklemeli, ve sonuçları somut önlemler alınabilmesi için toplumun kullanımına açık ve erişilebilir hale getirilmelidir .
8. Karşılaştırmalı uluslararası araştırma sonuçlarım afet riski azaltmayla ilgili planlama ve karar alma kurumlarındaki özellikle de yerel düzeydeki, tüm politika yapıcılar ve planlayıcılara yaymalıdır .
9. Kadınların planlama ve karar alma süreçlerine katıldığı etkili topluma dayalı stratejilerden çıkarılan dersler ve en iyi uygulamaları belgelemeli, politika yapıcılara ve program planlayıcılara kılavuz olacak şekilde derlemelidir .
10. Topluma dayalı sosyal ve ekonomik değerlendirmelerin toplumsal cinsiyet bakış açısından yapılmasını afetlerin gerek toplumsal düzeyde geçim düzeyine etkilerini sistematik biçimde ölçmeyi sağlayabilecek çizgiler oluşturulmasını desteklemelidir .
1.Metodolojiler ve veri toplama
Hükümetler, BM sistemini de kapsayan uluslararası organizasyonlar, üniversiteler ve sivil toplumdan ilgili olabilecek diğer aktörler;
1. Yerel düzeyde afet riski yönetiminde toplumsal cinsiyet analizini içermek üzere araçlar , metodolojiler, göstergeler ve diğer yollar geliştirmek, denemek ve geçerli kılmak için çaba harcamalıdır . Bu, yerel ve ulusal düzeylerde risk azaltma yönetiminin etkinliğini geliştirmek potansiyeliyle birlikte. katılımcı eylem araştırması ve teşhisini, eğitim metotlarını, Coğrafi Bilişim Sistemleri (GIS) vb. tehditler ve hassasiyetlerin öğelerini belirlemekte kullanımını içerebilir .
2. Hassasiyet değerlendirmesi durumunda cinsiyete ve yaşa göre olduğu kadar etnik ve kültürel farklılıklara göre de ayrılmış demografik, sosyo-ekonomik ve çevresel bilgiyi de kapsayacak biçimde kadın ve erkeklerin ihtiyaçlarım belirlemelidir .
3. Çevre ve afet riski azaltma yönetimiyle alakalı, mevsim değişikliklerinin, bio-çeşitlilik ve diğer temel uluslararası çevre kaygılarım da içerecek biçimde toplumsal cinsiyet boyutunu cinsiyete göre ayrıştırılmış veri ve bilgi toplamalıdır .
4. Afet oluşumu ve buna bağlı olan kayıp üzerine doğal afetin formal ve enformal sektörlerde kadın ve erkek istihdamına etkilerini de içeren, cinsiyete göre ayrıştırılmış demografik ve sosyo-ekonomik veri toplamalıdır .
J. Uluslararası Düzeyde Eylem
Her düzeyden hükümetler, BM sistemini de kapsayan uluslararası organizasyonlar ve mali kurumlar ilgili oldukları biçimde:
1. İnsan hakları sözleşmesi organları da dahil olmak üzere mevcut ve ileride oluşabilecek uluslararası izleme organlarına, özellikle de Uluslararası Afet Azaltma Stratejileri ve Daha Güvenli bir Dünya İçin Yokohama Afet Azaltma Eylem Planı on yıllık değerlendirme süreçleri dahilinde, sektörler arası ve toplumsal cinsiyete duyarlı çevre yönetimi ve afet risk azaltımı stratejilerini ve aktivitelerini bildirmelidir .
2. Toplumsal cinsiyete duyarlı çevre yönetimi ve afet riski azaltma stratejileri ve faaliyetleri yerleştirmek için mali olanaklar sağlamalı ve diğer mali,insani kaynaklara, yerel
yönetimlere, STK'lara ve toplumsal örgütlere erişimi sağlamalıdır.
3 . Çevre yönetimi ve afet riski azaltma çalışmalarına toplumsal cinsiyet analizi uygulamalı ve uluslararası anlaşmalarda (küresel ticaret, çevre ve bio-çeşitlilik, iklim değişikliği, vb. ) yapılan müzakerelerde toplumsal cinsiyet bakış açısına sahip olmalıdır .
4. Teknoloji ve çekişme nedeniyle oluşan afetleri tüm afet riski azaltma faaliyetlerinde içermeli ve bunların toplumsal cinsiyet boyutunu göz önünde bulundurmalıdır.
İçindekiler:
I Giriş
II Çalışma Organizasyonu
A. Katılım
B. Dokümantasyon
C. Çalışma Programı
D. Görevli Seçimi
E. Açılış demeçleri
III Tartışma özeti
A. Ardalan
B. Toplumsal cinsiyetin çevre yönetimi ve risk azaltmaya dahil edilmesi
C. 'Fırsat penceresi'nin onarımıD. Toplumsal cinsiyet bakış açısıyla afet azalımım ve çevre yönetimini teşvik
IV Öneriler
EKLER
I Katılımcı listesi
II Dokuman Listesi
III Çalışma programı